TÜRKLERDE SÖZLÜKÇÜLÜK, BUGÜN TÜRKİYE’DE SÖZLÜK
Türklerde, doğu dünyası doğrultusunda gelişmiş eski bir sözlükçülük geleneği vardır. Bunun elimizdeki en eski kanıtı, XI. yüzyılda Kâşgarlı Mahmutun Arapça olarak yazdığı, aynı zamanda Türkçenin sözvar- lığını, biçimbilgisini ve Türklük dünyasını tanıtan Dtvanü Lûgatit-Tiirk’lm. Özellikle Aıapça-Türkçe, Farsça-Tüıkçe sözlüklerle bu gelenek XIX. yüzyıl sonlarına kadar gelmiş, günümüze değin birçok yapıt yayınlanmıştır. Burada bunlardan birkaçını anmakla yetiniyoruz: Muştala bin Şemsettin’in 1545 tarihini taşıyan Ahterl Sözlüğü, Vanlı Mehmet bin Mustafa’nın yine XVI. yüzyıla ait, Vankıılu adıyla anılan sözlüğü [Bu yapıt, Türkiye'de ilk kurulan basımevinin bastığı yapıtlardandır], titiz ve başarılı bir çalışmayla Mütercim Asım’ııı Firuz- âbâdi’den çevirdiği, geniş hacimli bir Arapça-Türkçe sözlük olan Kâmusül- Muh’ıt (1814-18) ve Farsça-Türkçe Burhan-ı Kâlı (1799) özellikle belirtilmelidir.
XIX. yüzyılda yabancı yazarlarca yayınlanmış yabancı dillerden Türkçe’ye, Türkçe’den yabancı dillere önemli sözlükler de vardır ki, bunlar o dönem Türkçe’sine ait ilginç veriler de içermeleri bakımından önemlidir.1
Cumhuriyet dönemine gelinceye kadar
* Bunlar arasından A. Handjeri’nin Dictionnaire Français-arabe-persen et turc, 3 cilt, Moscou, 1840-41, T.-X. Biaııchi’nin Dictionnaire français- turc, 2 cilt, Paris, 1843, 1946, yine Bianchi’nin J.D. Kiefer’le birlikte hazırladığı Elsine-i Türkiyye ve Fransaviyyenin Lügati, 2 cilt, Paris, 1850, Th. Zenker’in Türkisch-arabisch-persisches Wörterbuch, Leipzig, 1886, özellikle de ingiliz doğubilimcisi J.W. Redlıouse’un A Turkish and English Lexicon, İstanbul, 1890 adlı yapıtları belirt ilmelidir ki, bunlardan sonuncusu Türkçenin o dönemdeki sözvarlığını ortaya koyan önemli bir çalışmadır.
yayımlanan yapıtlardan en önemlileri, ünlü yazar ve çevirmen Ahmet Vefik Pa- şa’nın 1876′da basılan Lehçe-i Osmânfsi (2 Cilt) ve Türklerin en önde gelen dilci ve yazarlarından Şemsettin Sami’nin Kâmus-i ‘/S/-/;/’sidir. Ahmet Vefik Paşa, ilk cildinde Arapça ve Farsça kökenli sözcükleri, ikinci cildinde de Türkçe öğeleri verdiği sözlüğünde Türkçe için OsmânT adını kullanmıştır.
Bizde ‘genel sözlük’ olarak niteleyebileceğimiz en önemli, öncü yapıt, Şemsettin Sami’nin 1900 yılında yayımlanmaya başlayan Kâmus-i TiirkT adlı sözlüğüdür. ‘Türkî’ adıyla, birçok yazardan farklı olarak Tüıkçenin sözvarlığını ortaya koyduğunu, dilimizin Türkçe olduğunu belirten yazar, Batı yöntemiyle yer yer kökenleri açıklayarak dildeki öğeleri özenli bir biçimde sergilemiş, dilin o günkü görünümünü başarılı çalışmasıyla yansıtarak sonraki birçok yapıta kılavuzluk etmiştir. Kendisinin, daha önce yayımladığı ve on yıllık bir emeğin ürünü olan Kâmusü’l Âlâm adlı, büyük oylumlu bir ansiklopedik sözlüğü de vardır.
| Kebikeç i Sayı 6. 1998 |
Cumhuriyet’ten hemen sonra yayımlanmaya başlayan geniş oylumlu bir sözlükten de burada söz etmeliyiz. Hüseyin Kâzım Kadri’niıı yerli ve yabancı sözcüklerle birlikte çeşitli Türk lehçelerindeki sözcükleri de içine alan Büyük Türk Lûgati’nin 1. cildi 1927, 2. cildi 1928 yıllarında Arap harfleriyle basılmış, 3. ve 4. ciltleri, yazarın ölümünden sonra, 1943 ve 1945′te yayımlanmıştır. Bu önemli sözlük bugünkü yöntemlerden yeterince yararlanmamış olmakla birlikte, maddeleri açıklarken sözcüklerle ilgili olarak değişik dönemlerin şair ve yazarlardan örnekler vermesi açısından dikkate
değer.
Cumhuriyet döneminde Türkiye’de Dil Devrimiyle birlikle sözlükçülük alanında önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Bu gelişmelerin başında, Türkçenin daha önceki dönemlerine ait kaynakların taranması ve Anadolu ağızlarının söz- varlığının saptanması doğrultusunda Türk Dili Tetkik Cemiyeti (sonradan Türk Dil Kurumu) tarafından hazırlanıp yayımlanan çalışmaları anmak gerekir.
Yabancı öğelere Türkçe karşılıklar bulma amacına yönelik çalışmalar bir yana bırakılacak olursa, bugün yurt dışındaki bilim adamlarının da büyük önem verdikleri, sürekli olarak kullandıkları iki ana kaynaktan, en başta söz edilmelidir. Bunlardan biri, Anadolu’nun en uzak köylerine kadar uzanan ve geniş bir gönüllü derlemeci topluluğunun gerçekleştirdiği derleme çalışmalarının ürünüdür. Önce 1932-34 yılları arasında 153.000 fişe dayanılarak çıkarılan 6 ciltlik Türkiye’de Halk Ağzından Söz Derleme Dergisi 1939 yılında yayımlanmaya başlanmış, arkasından. 600.000 fişin kullanıldığı 12 ciltlik Derleme Sözlüğü bastırılmıştır (1963-1982). Bu yapıt bir diyalektolojik sözlük olarak ağızların sözvarlığını ortaya koyduğu gibi Tüık dili tarihi, sesbilim ve biçimbilim çalışmaları için de çok değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır.
| Türklerde Sözlükçülük |
İkinci bir kaynak, önce 1943-1957 yılları arasında Osmanlıca uzmanlarının taramalarıyla hazırlanarak yayımlanan Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü’dür ki, XIII. yüzyıldan başlayarak yazma ve basma yapıtlardan derlenen bu sözlük daha sonraki yıllarda geliştirilerek geniş oylumlu 8 cilt olarak basılmıştır (:Tarama Sözlüğü, 1963-1977). Taranan
Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Yorum Yapin
Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.