Tecrit Odası

Yazan: sadecegul Tarih: Şub 22nd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Ben seni o bembeyaz hücrenin içinde tanıdım

Bir tecrit odası gibi

Dış dünyadan kopuk, korkuların içinde yitik

Kaç kez geçti içimden o perdeleri tamamen yırtıp atmak

O duvarları kırıp dökmek, eskiye dair ne varsa talan etmek

Seni hayata çekmek, almak, katmak…

İlk kez birinin yüzündeki çizgileri sevmedim

Karabasanlardı anlattıkları

Sol yanındaki boşluğu doldurmak istedim

Yüreğindeki bütün gizleri silmeliydim

Renklerimi getirdim sana can gibi

Umut dolu mavi, sıkıntılı sarı

Çılgın pembe, hüzünlü kahverengi

Bazen endişeli siyah, coşkulu kırmızı

Olduğum gibi geldim sana

Rengârenk boyayabilirdim o duvarları

Her şeyin izi silinebilirdi

Yitirmeseydim manolya kokulu dar sokaklara güvenimi

Göçmen sevdalardandı yüreğinden yüreğime akan

Kanatsız bir güvercin misali

Çatlak bir kadeh gibi içindekini sızdıran

Sahte kimlikli kişiliklerde saklı

Öldürdüğün, nereye gömüldüğünü kimsenin bilemediği

Kayıp mezarlar bırakmıştın ardında

Şimdi önüme saçma / Yitik bir çocuğun

Elinde sımsıkı sakladığı bir avuç çakıl taşı gibi

Faili meçhullerini…

2008

Rağbet: Derecelenmemiş [?]



Yorum Yapin

Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.

  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok