Aşk Yanığı

Yazan: Murat Tarih: Ağu 24th, 2011 | Kategori:: Hece
Taşır mı yorgun sular, ruhumun matemini?
Vurgun yiyen gözyaşım; kanar hüzün geceme…
Perçinlesem kalbine, kalbimin hâtemini;
Damla damla ummanı, sığdırdın tek heceme…
Boğazıma dizilir, kederim düğüm düğüm,
Derin tutkun göğsüme, atmış yine kördüğüm!
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Şair!

Yazan: Murat Tarih: Ağu 24th, 2011 | Kategori:: Hece

Şeklin rengin ve sesin ötesini görmeye
İçin için yanmaya hazır mısın ey şair
Özüne ilmek atıp ışık ile örmeye
Çileye katlanmaya hazır mısın ey şair
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Allah’ın İşine Karışmam!

Yazan: Murat Tarih: Ağu 24th, 2011 | Kategori:: Şiir-Deyim
Bir Bektaşi Dervişi sabah hamama gitmiş;
Sanki mekan tamamen böceklere aitmiş.
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Lo lo Ha!

Yazan: Murat Tarih: Ağu 24th, 2011 | Kategori:: Hece

Tefeciden borç alır, adamcağızın biri.
Geri veremeyince, yanar adeta diri.
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


YAĞMURLARINDA YIKANMAK

Yazan: Ayhan ÇOBAN Tarih: Ağu 23rd, 2011 | Kategori:: Serbest, Sesli Şiir, Şiirlerimiz

acıya çalan bakışlarından korktum en çok
benim bilmediğim iklimlerin vardı
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Bir Şiir, Bir Yorum…

Yazan: Refika DOGAN Tarih: Ağu 22nd, 2011 | Kategori:: Deneme, Edebiyat, Nesir

 Maalesef

Ramazanda şeytanlar bağlanır doğru ama
İki ayaklılardan fırsat yok maalesef
Olup biten onca şey fakat insanlık âmâ
İz’ansız yığınlarda fesat çok maalesef

Murat CANBOLAT 
Yazinin tamamini oku →

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


POETİK YAZILAR / Her imge bir tufan yaratmalıdır – Louis Aragon

Yazan: Edebiyat Mevsimi Tarih: Eyl 24th, 2009 | Kategori:: Edebiyat, Poetika

 POETİK METİNLER / Her imge bir tufan yaratmalıdır – Louis Aragon
Şair, sazını eline al… Evet ama, sabah gazeteni okuduktan sonra, saçmalıkları ve bağışlanmayacak pislikleri gördüğünde
Hiçbir şey söylemeden, alabildiğine konuşmak; şairlere özgü olan buysa eğer, kötü, Bu hiçbir şeyi, şair olmayanların bir şeyiyle karşı karşıya koymak gerekiyor çünkü. Tözde iddialı olmak, yine töz adına bunu zorunlu kılar. Hiçbir zaman şiir olarak adlandırmadığım gerçek şiirsel anlatımla, diğer anlatımlar arasında, düşünceden gevezeliğe kadar varan bir uzaklık bulunur.
Bu arada, şiirsel hiçlik, öylesine evrensel bir kavram haline gelmiş ki, şairlerin dilinden düşürmedikleri, süsleyip püsledikleri bir şey olmuştur. Sonra da bu serabın oyuncağı olmuşlar ve burunları havada, hiçbir şey söylememe hakkına sığınmışlar. Fakat daha fazlasının olanaksızlığı nedeniyle, bu durum, sessizliklerinin de anlamlı olmaya başlamasına dek sürdü. Bir de, gariptir, her zaman, bu optik yanılsamanın kurbanlarından birisi çıkar da, türleri karıştırarak yüreğindekileri söylemeye kalkınca ötekilerin ifrit olduğu görülür. Bir kadının, hayatındaki erkeğe aşk dışında her konuda üstün geldiği gün, eğer bu erkek şairse, tutkusunun nasıl da hemen, tek varlığını açığa vuran sözlerle onu başka birine dönüştürdüğünü; ve bu nedenle çağdaşları arasında arılık payesinden dem vuranların gözünde birdenbire nasıl şüpheyle karşılanan biri durumuna düştüğünü tahmin edebilirsiniz. Türlerin karışmasına gelince…
Tanrı aşkına, siz hiç yangın görmediniz mi? Gecenin ortasında gecelikli kanlar, herifler sıvışırken, ve alevlerle kalaslar yaygaracı bebelerin odalarının üzerine çökerken, entellektüellerin tüm ipekten kağıtları tutuşurken ve pencerelerden altın saatler fırlatılır, mücevher çekmecelerini kivilerin basar ve pelüş kanepeleri kızıl kurtarıcıların suyu ıslatırken, bu yangın, türleri karıştırmanın en iyi örneğini vermiş olmaz mı? İnsanın, içinden geçenleri anlatmak istemesinden doğal ne var! Günün endişeler içinde çırpınan utanç anlayışı, elinde tuttuklarının uygulama için .yetmediği inancındadır. Durum böyleyken, aşk yerine, —bu inançtakilerin kitabına göre— gittikçe yükselen bir sesle politika işitilmeye başlanırsa, işte o zaman kıyamet kopar. Çünkü, kurtçuklar ayağımın başparmağını ezerken, ne pahasına olursa olsun, susmam gerekir.
Şair, sazını eline al… Evet ama, sabah gazeteni okuduktan sonra, saçmalıkları ve bağışlanmayacak pislikleri gördüğünde ve yalnızca askerlik süresine ve Fas savaşına karşı çıkıp, sözde, ihtiyatları itiatsizliğe iten kişiler, bilinmeyen yerlerde otuz yıl, on yıl hapislere çarptırıldığında, bütün bunlara duygulanmak gibi olağanüstü bir yüzsüzlük göstermek yerine, çeneni kapa!
… Şiir yericilerin çok kullandıkları bir formüle göre, kullanım sırasında eşdeğerlilik kazanan ‘şiirsel çözümler’ ya da ‘mizahi çözümler’, hiç de gülünç olmayan anlamsızlıklardır: yeteneksiz kimselerin küçük taklalarına benzerler ve terimlerde çelişki yaratmaktan başka bir. şeye yaramazlar. Yenilerde, kaçış vb. kavramlardan yana olanlar ise, üçüncü sınıf öğretmenlerinin kelime hazinesinden topladıkları bu bayağı aptallıkları, lirik olduğunu sandıklan bir biçimde kullanarak eski etkinliklerine kavuştular. Gezgin satıcılar, biraz, şu matematik anahtarlarını andıran diziyle, tabldottaki beyni sulanmışlıklarla, gezgin satıcılıklar ve sahte şiirlerle tükenmiş bir gençlik, ve boyuna, yinelemenin soslarıyla lekelenmiş bir sistemin peçetesinin düğümlenmesi… Gülmecenin şiir için olumsuz bir koşul olarak kabul edilmesi, açıklıktan uzak bir deyiştir; fakat bu, şiirin olabilmesi için, mizahın, önce karşı şiir soyutlamasını gerektirdiği anlamına gelmektedir. Birden, bir makara iplik, mizahın içinde yaşama kavuşur, eğer şairseniz onu, ansızın güzel bir kadın ya da şarkı söyleyen mercanlar içinde dalgaların fısıltısı haline getirirsiniz; gülmecenin şiirin şartı olmasında dolaylı olarak söylemek istediğim işte buydu. Lautrea-mont’u saymazsak, büyük şairlerde ne büyük bir mizah vardır!
Özü fırtına olan şiirde, her imge bir tufan yaratmalıdır.
Eğer gerçeküstücü yöntem uyarınca kederli budalalıklar yazıyorsanız, ortaya çıkacak olan yalnızca kederli budalalıklardır.

 

                                                           Louis Aragon
                                                     Çeviri: Erdoğan Alkan

 

 

 

 

 

www.turkedebiyat.net

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok