Gidiyordun bir yere…
İlk kez böyle öpüştük…Tutkusuz,zor bir günde
Alt dudağın bendeydi,üst dudağın sürgünde
İçindeki o sesi bir tek sen duyuyordun
Gidecektin bir yere,geriye sayıyordun
Önce dilini kesip,sözlere küsüyordun
Sonra bir ceset gibi çok sesli susuyordun
Bakışın soğudukça bir düğüm kopuyordu
Gözlerim gözlerine otopsi yapıyordu
Bir diriliş misali kalktın sonra yerinden
Kan ile damarını ayırdın birbirinden
Gidiyordun bir yere maziyi döke döke
Bir ayrılık anını içine çeke çeke
Hem mesafe,hem zaman sana eşlik ediyor
Yollar senle beraber ayaklanmış gidiyor
Peşine düşemeden uzaklar seni içti
Yolların ayağıma pranga gibi geçti
Öyle gidiyordun ki sürgünler üşümüştü
Sen yollara değil de yollar sana düşmüştü
Bir seyir perde perde zihnimi dışlamıştı
Ufuklar gözlerimi kusmaya başlamıştı
Sen uzağa gittikçe uzaklar bana erdi
O an sanki yol bendim adımların neşterdi
Gidiyordun bir yere,gündüzü yara yara
Mesafeler peşinden koşuyordu o sıra
Bizi böyle yapan ne?Hangi sitem,hangi iz
Döllenmemiş bir rahmin düş çocuklarıydık biz
Kalan son pencereme demirden ağlar ördün
İçimdeki çocuğa kürtajı layık gördün
Gidiyordun bir yere…Gidiyordun öylece
Sessizliğin bir ilah oluyordu böylece
MEZARKABUL55
Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Yorum Yapin
Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.