ESKİ DOĞU TÜRK YAZISINDA KULLANILAN LİGATÜRLER VE BUNLARLA ÎLGÎLİ BÂZI MESELELER HAKKINDA^
ESKİ DOĞU TÜRK YAZISINDA KULLANILAN LİGATÜRLER VE BUNLARLA ÎLGÎLİ BÂZI MESELELER HAKKINDA^
Osman Nedim TUNA
Göktürk yazıtlarının 15 Aralık 1893′te çözümünden bu yana, hemen hemen bir yüzyıl geçti. Bu zaman içinde, gittikçe artan sayıda başka yazıtlar bulundu ve yayımlandı; eskilerin de daha iyi yayımları yapıldı. Bununla birlikte, elimizdeki metinlerin okunup anlaşılmasında ve onlarla ilgili kar¬maşık meselelerin araştırılmasında en büyük güçlük, bu metinleri bir araya toplayan kaynak eserlerin artık çok gerilerde kalması idi. D.D. Vasil’yev’in 1983′te yayımladığı iki ciltlik çalışması bu güçlüğü gidermesi bakımından bence, Eski Doğu Türk Yazısı alanındaki en önemli başarılardan biri, hattâ yeni bir merhalenin başlangıcıdır. Bir envanterden çok daha ileri bir karakter taşıyan bu eserden faydalanarak şimdiden sonra, söz konusu yazılara ait meseleleri bir bütün hâlinde gözden geçirmek ve bunların bugünkü durum¬larını tesbit etmek işi, büyük ölçüde kolaylaşmış bulunuyor. Bu meseleler¬den biri, yazının kökeni meselesidir. Köken için mutlaka bir yabancı kaynak aramak ve her defâsında yetersiz kalarak yeni bir teşebbüste bulunmaktansa bu konuyu şimdilik bir kere iterek bizâtihi yazının kendisini incelemek ve herşeyden önce ona âit bilgilerimizi arttırmak zorundayız. Aneak bunun gerçekleşmesinden sonra, O. Pritsak’ın, benim de benimsediğim, görüşünün tatbikinden müsbet bir sonuç alınabilir . Bu bakımdan ben, Rona-Tas’ın gerçekten ilgiye değer makalesini bu defa, başlangıç için yeni bir baza (Prit¬sak’ın görüşüne) dayandırılan ‘yabancı bir kaynak göstermek’ temayülünün bir başka tezahürü saymaktayım .
Yukarıda açıklanan prensibe uyarak bu çalışmamda Eski Türk Yazısının bir grup işâretini, ligatürlerini inceliyeceğim. Bunlardan bir kısmını, 1970′ten bu yana Eski Türkçe derslerimde öğrencilerime aktardım ve aktarmaktayım. Hedefim ‘ligatürler’ konusunun bugünkü durumunu, bunlarla ilgili görüş ve teklifleri, kendiminkiler dâhil olmak üzere, bir bütün halinde sunmaktır.
Çalışmam sırasında, Vasil’ycv tarafından yedi grupta toplanmış 265 yazıttık malzemeye dayanacağımdan referans numaralarını bu tasnife göre ayarladım. Şu halde bir yazıtın başındaki romen rakamı, onun âit bulunduğu gruba, arap rakamı o grup içindeki sıra numarasına delâlet edecektir. Bu sebeple, Vasil’ycv’in verdimi grupları bir defâ da burada listelemeyi uygun buluyorum:
1. Baykal civarında Lena nehri kıyılarındaki yazıtlar (18 adet)
II. Yeııisey Havzası yazıtları (140 adet)
III. Moğolistan Bölgesi yazıtları (33 adet)
IV. Altay Bölgesi yazıtları (16 adet)
V. Doğu Türkistan Bölgesi yazıtları (12 adet)
VI. Kuzey Kırgız ve Kazakistan Bölgesi yazıtları (28 adet)
VII. Fergana, Alay ve Kuzey Toharistan Bölgesi yazıtları (18 adet)
ESKİ DOĞU TÜRK YAZISINDA LİGATÜRLER
A. Müstakil bir yapıya sahip olanlar:
1. (g) = dem
® = X (=d2) + 0 veya O (= (e) m)
Yalnız bir yazıtta ve iki yerde geçmektedir:
II (E 40) Bay Bulun II, satır 1, satır 4. Tuva I olarak da bilinen bu yazıttaki ® ‘lerden biri, Malov tarafından (d veya m?) öbürü m okunmuştur (S.E, Malov, XPI, s. 100) Ben bu işareti 1961-62′de dem okudum ve ,On the Phonetic Values of the Symbols ^ , Used in Some of the Texts in Kök-
Turkish Script” adı ile yayımladım . Vasil’yev, bu çalışmamdan habersiz kalmış olmalıdır. Çünkü, Grafiçeskiy Foııd Panıyatnikov Tyurkskoy Runiçeskoy Pis’ınenııosti Aziatskogo Arcala, Moskova, 1983′te (g) için (s. 107, 8. tablo, nu. 10) d2 değerini vermiş, aynı eserin (s. 145, 33. tablosunda) nu. l’deki, nu. 2′deki O ve nu. 6′daki 0 için TJ ve nt, nihayet (s. 124—125′teki 19. tablosunda) 32 noluQ 34 nolııO» 37 noluO> 38 nolu£x,-<^) 39nolu 40 nolu için ise in karşılıklarım göstermiştir. Bu son tablodaki işâretlerden özellikle 34 ve 37 numaralı olanlar benim açıklamamdaki ikinci işâretle
209
ESKİ DOĞU TÜRK YAZİSİNDA KULLANİLAN LÎGATÜRLER
hem şekil hem de ses bakımından denktir. Son defâ, T. Tekin, Çeşitli Alfabe¬lerle Türkçe Yazılar: Göktürk Alfabesiyle Türkçe adlı makalesinde verdiği tabloda ®’i, kaynak göstermeden, dem’le karşılıyor (s. 7). Bu işaretle ilgili okumalar şunlardır:
<g> t (e)l2d2em (a)t2 (satır l) ^YT (e)r2 (e)r2d2em(i)m (satır 4)
2. eg-£e
2. satır.
1. satır.
2. satır (2 kere).
3. satır. 6. satır.
2. satır (2 kere).
3. satır.
1. satır.
2. satır.
3. satır. 3. satır. 2. satır. 10. satır. 13. satır.
2. satır.
3. satır.
3. satır( ?)’
Bu işâret 11 yazıtta 19 yerde geçmektedir. Bunlardan onuncusu, (?) işâretlidir; 11. yazıtın da metnini bulamadım:
II (E2) Uyuk Arcan, II (E 14) Çaa Hol II,
II (E41) Kemçik-Cirgak,
II (E46) Telee, II
II (E49) Bay Bulun II,
II (E50) Tuva II, II (E56) Malinovka (Tuba), II (E68) El Bajı,
99 99 99
II (E92) Demir Sug,
99 99
II (E112) Tepsey Turan,
III Aru Han (restin yok)
Bunlara, II. gruptan olup E.R. Rıgcblon’un yayımladığı,”Novıye runiçeskiye nadpisi minusinskogo kraya’ daki metinde net bir şekilde görüldüğü halde, baskıda yazılan bir yazıtı, yeri bakımından emîıı olamadığımdan ilâve edip edemiyeceğime karar veremedim. Şimdiye kadar yapılan yayımlarda^’ ninj ile karıştırıldığını gösteren başka misaller de bulunmaktadır. Meselâ bk. lelee II, 2. satır. Vasil’yev bunların hepsini (s. 96, birinci tablo, özellikle nu. 19) a ile karşdıyor.- T. Tekin de adı geçen makalesinde (s. 6) aynı değeri kullanıyor.
Benim ^ == eg, ge için dayandığım esaslar şunlardır:
a. ^ =e okunuşunda sistematik bir hatâ vardır. Çünkü, bu işâret sonda ise, çoğunlukla, içinde geçtiği kelime ve o kelimenin geçtiği cümle ile hem şekil hem de mânâ bakımından uygunluk halindedir. İçte ise, uygunluk yoktur.
b. Sondaki uygunluğun sebebi, bu gibi kelimelerin listelenmesi halinde +e değerinin Vocative ekine dayanması olarak ortaya çıkıyor. -fe değeri doğru olsa idi, hem içte hem sonda uygun, yanlış olsa idi her iki halde dc aykırı okunuşlara yol açardı. O halde yalnız sonda ve çoğunlukla uygun düşmesi bu değerin kısmen doğru olmasını gerektirir. Buna göre +e yerine başka bir değerin kullanılması, ancak Vocative eki yerine başka bir hal ekinin getirilmesi ile mümkündür. Bu öyle bir ek olmalıdır ki sonunda Vocative’le karışmaya sebep teşkil eden bir e olsun ve eklendiği zaman cümleyi bozma¬ması için ilgili fiille uygunluk hâlinde bulunsun. Bu, iki ekten biri olabilir: Locative-Ablative (+De) veya Dative (+Ke).
c. Ele alınan metinlerde, kalın kelimelere gelen Dative eki daimâ ‘t\t= +g’a şeklİDde yazılıyor. Öyle ise, incelere gelen şeklin de \ £= + g2e olması gerekir. Fakat bu metinlerde ince kelimelerde \ ^ ile yazılan Dative geçmiyor. Bunun bulunmasını ümîd edebileceğimiz yerde karşımıza hep Vocative çıkı¬yor. Bu ite,^ ile belirtildiğine göre,^ ‘nin, gerçek değerinin +ge olduğu ve aslında Vocative’i değil, Dative’i temsil ettiği anlaşılır.
ç. Eğer bulduğumuz bu değer doğru ise, tâkip eden fiille de uygunluk göstermelidir. Sözü edilen fiil genellikle adıııl-’tır ve gerçekten Dative’le kullandır. Kelime s.onunda dâima doğru netice veren bu değer, içteki bozuk-
211
EŞKt DOĞU TÜRK YAZISINDA KULLANILAN LÎGATÜRLER
luğu düzeltemiyor. Heııı mecburî olaıı ge’yi muhafaza etmek, hem de içte görülen aksaklığı giderebilmek için başvuracağımız son çare ancak ‘yi- tıpkı ^ ,4-, B ?*e olduğu gibi-simetrik değerli, yani eg-ge tasavvur etmektiı. Bu değe? i kulla ndığıınızda bütün îutmazlıklar düzeliyor. Şu halde, = eg-ge doğrudur.
y^ ‘yi başka her yerde e ile karşılayan Malov, t-et-i okuması gerekirken t^ek-t-i okuduğu tek bir kelimede ( fV\X ^ ) (e)k-Şeklinde değerlendiriyor. Böylece hakikate çok yaklaşıyor. Çünkü doğrusu aşağıda gösterildiği üzere t2egt2i’diru.
e. Deliller zincirine II (E68) El Bajı yazıtının on üçüncü saiırmda, ayırma işaretleri arasına alınmış l)ir: X :’yi de ekleyebiliriz. Bu yazılış, X ‘nin-müs- takil bir kelimeyi ifâde için kullanıldığını düşünür ve Eski Türkçenin söz hazinesini göz önüne alırsak, en azından iki foııemlik bir d-jğr re sahip olmasını gerektirir-ki e ve ge elendiğinde-uncak (e)ge veya eg’den birini karşılaya¬bileceği ortaya çi-.ar.
İlgili okumalar:
=-fg’a: ^ ^ (alg’^mg’a ^ya (a^g’^rrıg’a (E41-ll,st.)
t >yC ^ KH (a)r’ı 2(i)mg’a (E41~10.st.)
1,M. 9? 0 > uy’am^a (Ç&a, Hol III, 3. at.)
X gc: X » Y e (c)g2(c)çimge (E41-6, st.j
X % ^ özge (Tuva n> s’st)
^>xT 9i X ? (e)k2(e)geb2(e)rd2(i)m (Demir Sug, 3, st.)’5 $ s t ? ^ Y i el2(i)me(El-l, st): el2(i)mk2e
X =ef?: XY^ b2(e)12eg (Çaa Hol II, 2, st.)1!
K t2egt2i (Bay Bulun II, 1, st.)H
3. A İÇ-Çİ
£=t(=i) +X(=Ç)
Bu tipin bir variyantı Minusinsk yazıtında geçmektedir. Bu variyant ^ seklindedir (ETY, III, s. 508, 1987). Vasil’yev, 1 ablolannm sonundaki ilâ¬velerde VI. Bölgeden Talaş yazıtında bunun şeklini de veriyor. Mesaj çubuğundaki bu şekillerden ilki, 1., 2., 3. satırda iiç kere, ikincisi, 4. satırda yalnız bir kere yer almaktadır”.
İkinci tipY’tir. Bir öncekindcıı 180 farklı ve çcugelsizdir. II.N. Orkun, ETY II, s. 18′de lıu iigatürün iç için kullanıldığım ileri sürüyor (1938). Aynı cildin 22. sabitesinde fotoğrafı verilen Toyok el yazma parçasında, karşılık¬lar: Mani yazısı ile gösterilmiş, Eski Türk Yazısına ait karakterlerden birinci satırın soldan sağa üçüncüsü, Y olup iç diye adlandırılıyor. Vasil’yev, sırası ile s. 133. 136, 110′taki 25., 26., 29. tablolarında T işaretini, yine sırası ile II, 15, 11 numaralarla vermekte, bunlardan ilkini s1, ş1 (VI. Bölgede, 14.? yazıt). İkincisini s-, ş2 (I. Bölgede 3? yazıt: IV. Bölgede 8. ve 9; V. Bölgede, 1; VI. Bölgede, I!.? yaşıtlar) üçüncüsünü ise (II. Bölgede 41. yazıtta) ç olarak değerlendirmekledir.
T. Tekin, A Granımar of Orkhoıı Turkic’tc birinci tip \ için çi değerini, ligatür olduğunu açıklayarak göstermekte ve Bilge Tonyukuk yazıtı I, Güney 7. st. da geçen K^f ^ k2(e)12t2(e)çim(i)ü örneğini vermektedir. (H.N.
Orkun yayımında bu işaret ^ olarak çengelsiz yazılmıştır). Yine T.Tekin Tarih ve Toplıım’daki makalesinde, s. 7′de Y ‘i, kaynak vermeden iç-çi ile karşılıyor.
Vasil’yev’in, ek tablolardaki ^ (1-7 Sağan Zabu), ff\ (III-6 Kenıçik Kayabaşı ‘i) işaretleri üçüncü bir tipi temsil ediyor olabilirse de bunları, metin içinde kontrol imkânını bulunmadığından çalışmama alınıyorum.
Bence bıı iki tip aynı işaretin varivaııllandır./K veya As. prototip
olmalıdır. Değeri de iç-çi’ dir. Şu halde T işareti de s, ş, ç, iç-çi’nin göster¬diği gibi çok değerlidir. Bunların bir kısmı ligatürdür diğerleri piktogram olabilir. Çok değerlilik ^ = l.e, 2.b2; ©,0= l.nt,2. >),3.m, hattâ belki ^–1. eg-ge, 2.e için de söz konusudur. Değerler bölge ve yazıtlara göre değişebilir. Gördüğüm kadarı ile avın işaret için, aynı yazıtta, iki farklı değer yoktur.
KSKİ DOfiU TtİRK YAZISINDA KULLANIL \N LİGATÜRLER
Köl Tigin, Bilge Kağan, Bilge Toııyukuk, Şine Usu, Minusinsk, Kemçik- Cirgak, Kurtulıay olmak üzere, taş ve ağaç yazıtlardan lıaşlıea yedisinde birçok kere kullanılan X veY işaretlerinin değerleri ile ilgili okunuşları:
iç(i)k2! (ETYbs. 171, Ş.U.. D. 5) iç(i)k2d2i! (ETYI, s. 67, BI.K.II, D37: ETYI, s. Ill, K 28; ETYI, s. 171, Ş.U., D.T; s. 179, Ş.U., G10) İçr2e (ETY 1, s. 113, BI.T. K34; ETY I, s. 175, Ş.U., G.4) Vİk2 (ETYI, s. 175 i?.U.)
(e)b2çim (ETY III, s. 508, 1987 Minusinsk) (e)g2(e)çime (Kemçik-Cirgak b, 4. satır) k2(e)12t2(e)çim(i)z (Bİ.T.l, GT)
Y ^ i: i ) (a)n’a (<’)82(l>)m İçg2(i)t2 veya (a)n’a (e)g2(e)ın (e)çig2(e)t2
213
T ¡v: ^ Y fx ^ Y
•î T Y
Y çi: ^ y
Ye
ft^XhY^t
Y !-=iç veya çi:
i. IX »?
î* > (=U) ■ A (–ş) Bu işaret p^ , IX. şekilleri ile sekiz yazıtta onbir yerde geçmektedir:
Kemçik-Cirgak, 5. satır.
B^y Bulun I
Bay Bulun II, 1. satır.
Bay Bulun II, 4. satır.
Kara Bulun III, 5. satır.
El Bajı, 5. satır.
El Bajt, 5. satır.
El Bajı, 10. satır.
El Bajı, 15.1 satır.
Açura
Yi, 1 Talaş YI, 13? Koysan
Malov, ‘ yı k1 okuyordu. 1961-1962′de bunları inceledim ve Malov’un deneme yolu ile bu sonuca varmış olması gerektiğini anladım; bunun üzerine, lengüistik analize başvurarak asıl değerin uş olduğunu tesbit ettim. Dayan¬dığım esaslar şunlardı:
a. İşaret, cümlenin hem başında hem sonunda bulunabiliyordu. Keli¬melerin de hem içinde hem de sonunda yer alabiliyordu.
b. Malov, metni okurken bazı işaretleri ve net bir şekilde görünen ^s.’ lardan birini atlamıştı. Kemçik-Cirgak’ta geçen fcC, Malov’da yoktur. Aynı işaret El Bajı yazıtının 10. satırında da-bu defa cümle başın da-bulunmaktadır.
c. Cümle sonundaki yalnız kaldığına göre, müstakil bir kelimeyi temsil ediyor olmalıdır. Halbuki Malov’un ^ için ileri sürdüğü k1 değeri bir konsonattır. Eğer bu değer doğru olsa idi, yanında aynı zamanda sabit bir de vokal olacaktı. Çünkü Türk Dilinde en kısa kelime ya bir vokal, ya da bir vokal bir konsananttan ibarettir. Şu halde bu k1 değeri yanlıştır.
ç. Elimizdeki ikinci ip ucu, ile ifâde edilen bu tek heceli kelimenin, sentaks bakımından cümlenin başında veya sonunda yer alabilecek bir gramer kategorisine mensup bulunması mecbûriy etidir.
d. Bu işâretlerden biri, Tuva I, yazıtının dördüncü satırında, içinde işâreti olan sonuncu kelime ile aynı cümlede yer alıyordu. 0 = dem’den sonra, ^ = eg-ge tesbit edilince, cümle s
(a)lt’ı b’(a)g’ b’ûd’^n^m k2üçI2(ü)g2(ü)n2 üç(ü)n2. . .(a)y;a t2egt2i. şeklini aldı. Boşluktaki kelimeler kim? veya ne? sorularının cevabı olacaktır.
bunlardan ’ta geçiyordu. Kelimenin ilk iki işareti (a)rtk1. . . oldu¬
ğundan ve yanındaki kelimelere kıyasla ne gibi bir mânâda kullanddığını tah¬min mümkün bulunduğundan fonetik şeklini tamamlayarak =uş değerini tesbit ettim. Bu değer tek hecelikti ve müstakilen kullanıldığında istenilen sentaks şartlarına uyuyordu, uş değerini Tuva I, üçüncü satırdaki kelimeye tatbik ettiğimde onun da uygun bir mânâ teşkil ettiğini görerek ^>=uş’utı doğruluğuna kanaat getirdim. Çünkü bu değer eldeki bütün misallere uygun düşüyordu; k1 değeri ise, diğer iki kelimeye tatbik edildiğinde bunlar bir mânâ ifâde etmediğinden sükûtla geçiştirilmişti.
İlgili Okunuşlar
Malov’unkiler Benimkiler
t< H (aJr’k'iaJk^Tuva I, 4. satır) (ajr’k'uş veya (a)r1 k’uş ^ Ş^y £ t’ok’(u)m(Tuva I, 3. satır) t’uuşfu’Jm = tuşum K k1 uş
Beııim bu çalışmamdan habersiz kaldığı anlaşılan Amancolov 1974′te tC. un ş’yi karşıladığını ileri sürmüştür . Vasil’yev de, herhalde aynı sebeple 1983′te Malov’un k1 değerini muhafaza ediyor (s. 116, 13. tablodaki 19 ve 20 nolu şekiller) T. Tekin 1984 tarihli makalesinde hiçbir açıklamada bulun¬madan için Malov’un ve benim yahut Amonc»lov’un ses değerlerimizi kış şeklinde birleştiriyor. Gerçekten grafik olarak = hattâ bu ses değerini destekler mâhiyettedir. Fakat, o zaman bu değerin, içinde E^ların geçtiği metinlerde, öncekilerden daha iyi bir sonuç verebileceğini göstermesi ve bu değere nasıl ulaştığını açıklaması gerekir.
B. Ortak bir yapıya sâhip olanlar:
Bu bölümde, yapıları ve fonetik özellikleri bakımından bazı ortak çizgiler taşıyan ligatürleri ele alacağım. Bunlardan birincisi, beni, ısrarla bu tebliğe teşvik eden dostum Osman Sertkaya’ya âittir. Konuşmalarımızdan birinde bana $ işâretini göstererek bunu alp okuduğunu, hangi metinde geçtiğini açıklamadan söyledi. Bunu niçin böyle yaptığını bilmiyorum; fakat, kitap ve yeni makaleler konusunda benden daha iyi durumda bulunması dolayısı ile, hediye olarak getirdiği bir yığın fotokopi malzeme ve alp hakkındaki frenlen¬miş sözleri beni meraklandırarak bu konuya sürüklemeğe yetti. Sanırım istediği de bu idi. Ben, işâretin geçtiği yazıtları ve onun tesbit ettiği değerin doğruluğunu destekleyen delilleri de buldum. Kendisine teşekkür eder, eğer bu çalışma Türkoloji için bir katkı sayılırsa bütün şerefin ona râcî olduğunu bildiririm.
1. t = alp
t = (J(=a) + ) +J ( = 1′) + 1 (=p)
Vasil’yev tarafından k1 olarak, 1. sahifede 17. no ile verilen bu işâreti üç yazıtta ve beş yerde buluyoruz. Bunlar:
II (E 10) Elegest I, 5. satır $
” “ 6. satır $
II (E 41) Kemçik-Cirgak, 1. satır
II (E 68) El Bajı 1. satır P
II (E 68) El Bajı 13. satır % ‘dır.
Bu misallere belki, I, 13′teki ^ da katılabilir. (J) =£ ?) Bence bu şe¬killerin en eskisi El Bajı, 1. satırdaki £ = 1+p, (prototipin 180° döndürül¬müşü) en yenisi de Elegest I’ dekilerdir. ilk şeklin, taş üzerine yazılırken [) = y1 veya ^ , ^ = ık-kı ile karışabileceği düşünülerek \ = a sonradan ilâve edilmiş, noksan tek kanca da simetriyi sağlamak için konulmuş olmahdır. Her ikisi de aşağı Yenisey (---- Kem)'e güneyden kuzeye birbirine paralel olarak akan batıdaki Çaa Hol ile onun doğusundaki Elegest'in Kem'e karış¬tıkları güney kıyı şeridinde bulunan iki ayrı yazıtta bir has isim, Alp UruTju, karşıtlık hâlinde ve farklı imlâlarla yazdmıştır. Aynı şahıs için dikildiği anla- şdan bu yazıtlar $ = alp'ı:, dolayısı ile, Osman Sertkaya'mn bulduğu değeri, ispatlar:
b a a b
II (E 10) Elegest I > ❖ M > $ ^P ur'u V
II (E 16) Çaa Hol IV >OH>14 (a)rP u^V
2. IX = rt
= \A (= r1) + Ni(= t2)
Bang'm baş olarak okuduğu bu işâret, Amancolov tarafından art şeklinde düzeltilmiştir . Bu ligatür, yalnız r1 ve t2 ye uymakla kalmıyor, aym zamanda art 'dağ beli' mânâsı ile bir piktogram olarak da tezahür ediyor. Vasil'yev (s. 147, 35. tabloda karşılıksız) ve Tekin'in (s. 1, 1984 baş) Amancolov'dan habersiz kaldıkları anlaşdıyor.
işaretlerin geçtiği yerler:
I (13?) ("V asil'yev'in verdiği bilgi bu kadar)
II (E 2) Uyug Arcan, 5. satır.
II (E 49) Bay Bulun II (Tuva I), 6. satır.
II (E 94) Yur Sayır, 2. satır
III (Köl Tigin, Bilge Kağan, Bilge Tunyukuk, Köl İç Çor, Ongin, birer yerde
VI (19) Kara Yus, 1 yerde
Amancolov'un art 'bel' piktogramı, <Û6&'den gelişmiş olmalıdır. İki dağ arasını gösteren bu piktogramda beş çizgi vardır. Bunu dörde indirerek kolay¬laştırmak, 'art' kavramını daha belirli kılmak ve r1, t2 benzerliğini kullanmak için bu şekil, ortasından sol ve sağ aşağıya 30° bükülmüş görünüyor i
3. } =nç
l =)(= n1) + >- (= Ç)
Vasil'yev ^ işaretine ait variyantları 34. tabloda toplamıştır. Bunlar arasında,6 nolu şekille (II, 6, 7, 15?, 13), 12 nolu şekil (III, 11-5) geçiş safha¬larını gösterir: ^ ,^-«?Bunlarm en açık olanı Hoytı Tamir V'tekidir.2<V"vV. Burada ve A derhal göze çarpıyor: ■ Bu şekil 90° lik sağa dönüşle nç'nin prototipini geliştirmiş olmalıdır.
A. Röna Tas, 1987'de yayımlanan 'On the development and origin of the East Turkic 'Runic' Script'' adlı araştırmasında nd, İd, nç'nin büyük ihti¬malle Sogd tesiri gösterdiğini söyledikten sonra (s. 11) £ 'nin kaynağının çift n ^,M>M'deki ikinci işâretin deSogdca lamed olduğunu iddia ediyor.
4. £ = ng = T;
€ =C(=n') + e (=g2)
Vasil'yev, 20. tabloda t] için şu şekilleri veriyor:
II (II, 64, 87) ^ | V, l)t (V, 2) }
6 (III, 8, 2) ^ (IV, 2, 1, 10), ^
7 (III, 5) X
8 (I, 76) y
A. Rona Tas aynı makalede (s. 10) ^ > ^ ve vj = n + diacritical, bu münasebetle n’nin de çift n’den geldiğini açıklıyor: ^ > 3
5. ^ = ny = n
$ (=y2)
Çok yaygın olan 3 ve 5 numarah ligatürlerin 90° ve 180° derece dönüşlü variyantları bulunmaktadır. Bununla birlikte nç, ny’den daha yeni olmalıdır. Çünkü ara şekillerin yanında prototipi bile vardır.
A. Röna-Tas (slO^gibi n ‘yi de çift n’den gelmiş gösteriyor.
B tipindeki ligatürler verilen sıra ile incelendiğinde 1+Pî r+t; n+ç; n rg; n+y olarak üç grup teşkil etmektedir, a. 1 ile yapılanlar, b. r ile yapılanlar, c. n ile yapılanlar. Bunlarda ilk eleman dâimâ kalın: I’= 4, r’ = H n1 =’). İkinci eleman, nötr olan ç,p dışında, dâimâ incedir, t2 = h , g2 =• Ç , y2=5 • Bilinen işâretlerden M = İt ve Ö = nt’yi de katarsak konsonant çiftleri tablosunda lk, rç, rp noksandır; rs de kalıp dışı kalmaktadır. Çiftlerin hepsi de nötr’dür. Eğer bu noksan çiftler Eski Türkçenin başlarında mevcûd idi iseler, Eski Türk yazılarında kullanılan işâretlerden bâzıları daha ligatür olabilir.
6. M = İt
M =ıW=UU 4 (=i’) +V\ (=t2).
Kendisi ile sık sık bu gibi meseleleri münâkaşa etmekten hoşlandığım Yrd. Doç. Dr. Gürer Gülsevin’e bu görüşümden bahsettiğimde, bunun M için de mümkün olabileceğini söyledi ve bir kâğıda U*^ = 4 W yazarak ba¬na gösterdi. Önce bu 180°’lik dönüşü açıklayabilecek ara şeklin bulunmayışın¬dan, izâhı kabûle yanaşmadımsa da aynı kalıbın burada da mevcûd oluşundan, şimdi bunu pekâlâ mümkün görüyorum. Çünkü, eğer çok yaygın ve standart – laşmış bu şekil, B tipinin en eski ligatürü ise, o zaman, ara şekillerinin çoktan kaybolmuş olması gerekir. Tabii açıklama Gülsevin’indir.
7. O = nt
O = = ^ H n’) + (= »)
Tek bir işârete (»•.) dayanmasından dolayı, o kadar kuvvetli görünme¬mekle birlikte nt’yi temsil ettiğini bildiğimiz, bu sebeple aynı kalıba uyan Ö’nin de bir ligatür olması ihtimâli mevcuttur. Bu işârette iki unsur var: alttaki kaırîs ve üstteki üç nokta, nt’deki birinci ses n, tıpkı öncekilerde olduğu gibi) (= n1) ile işâret edilmiş bulunmalıdır. Bu bakımdan O ‘nin 5 ile ben¬zerliği dikkati çekiyor. Eğer bu gerçekten böyle ise, o zaman V ‘da t olmak icâb eder. Toyok el yazmasında <3 ‘nin değeri Mani yazısı ile end olarak veril¬miştir. Diğer taraftan- Vasil’yev, 8. tablosundaki II (E 56 Malinovka veyâ Tuba?) yazıtında 19 no ile değerini d2 ile gösterdiği •*• şeklinde bir işâret veriyor. Bu işâretle 0£> ‘nin içindeki V birbirinden 60° farklı fakat çarpıcı şekilde benzer işâretlerdir. Ancak, d2, ötümlü bir patlayıcıdır. Halbuki kalıba göre, burada bir t2 beklerdik. Toyok el yazması ve Yenisey yazıtları daha geç bir devreye ait olduğundan d sesi bu değeri sonradan kazanmış bir t olabilir.
C. Vokal ligatür
r = Ö, Ü
?”•=>>✓ = > (= o, n) + t (=i)
Thomsen bunu i’ye eklenmiş bir diacritical işaret olarak açıklamıştı. A. Rona Tas (s.
açıklamayı destekledikten başka bu ck çizgileri konsonant¬larla da kullanıyor. (Mesela) r( — n r diacritical çizgi)
Ek: X ök, ük • kö, kü
B grubundaki ligatürlerden ikinciei rt münâsebeti ile verdiğim
misaller arasına ufkî olmayan X ‘ları almadım. Bunlardan dördü mesaj çubuğunda, biri II (E 38) Ak Yus yazıtının dördüncü satırında geçmektedir, Mesaj çubuğunda geçenler Eski Batı Türk yazıları grubuna aittir . Bu bakımdan onları ayırmayı ııygım buldum. Fakat Ak Yus yazıtındakinin Vasil’yev tarafından (>4′nin bir variyantı olarak düşünüldüğü ve bu sebeple s. 147′deki 35. tabloya alınıp onlarla birlikte gösterildiği kanaatindeyim. Bence, işaretinin ile, şekil benzerliği dışında, hiçbir ilgisi yoktur. Nasıl ki, Y işâretinin iç ve ş değerlerinin, kendilerini birleştiren ‘şekilde uygunluk’ tan başka hiçbir ilgisi yoksa. (Bana göre bunlardan birincisi bir ligatür, ikincisi ise ‘yaş’ veya ‘yış’ı temsil eden bir piktogranıdır.
Ak Yus yazıtında^ ‘yi ihtiva eden satır şudur:
: b’u (e)r2 (a)l’(ı)m: ög2d2X in’(a)l’ (e)s veya (e)ş
Eğer, g2,d2′den sonraki % işaretini ük kabul edersek, bu kelimeyi manâlı bir şekilde okuyabiliriz: ög2d2ük veya ög2(e)d2ük.
ög-dük ög-
öge-dük < ög-f e- < ö-g
Bir şahıs ismi olarak bu kelimeler, meselâ Begendük, Sevindük, Tapduk isimleri ile karşdaştırılabilir. O lıalde^^ ‘ün bir variyantıdır, tıpkı art’ta olduğu gibi .^ortasından arkaya iki uçtan 30′ ar derece bükülerek yapdmış olmalıdır:
Malatya 20.4.1990
ÖZET
ESKİ DOĞU TÜRK YAZISINDA LİGATÜRLER
(tasnif, elde edilen sonuçlara göre yapılmıştır)
A. Müstakil bir yapıya sâhip olanlar:
a. V3 = Vt + V2
1. |^ö,ü = V = > (= o, u) t ( = i) : i + u
b. [(K) (V(K))]
1. (g dem : © = X (= d2) h O , ( = m) : d2+ m
2. X eg-ge : \ (= <0 + £ ( = g2) : e + g2
3. t XI İÇ-Çİ = A == M= i) + ^ (= ç) = i + Ç
4. uş :’X= > u) + ^ (= 9) : u + ş
B. Ortak bir yapıya sâhip olanlar:
(A) K[K:
1. t IS (a)lp % = ($ ( — a) -I-) 4 ( = iT-1 (= P) : l’+p
2. M İt Kİ = 4 (=r) t K (= r2) : r+ 12
3, (X) (a)rt = ( = r’) + N ( = t2) : r’4 12
4. 2 nç rsK - ) ( = ll’)i->- ( = ç) : n’+ ç
5. k ^ Dg f = ( = n’)+)e( = S2) : n’+g3
6. O nt o = > (=n’)+ ( = t2?) : n’+t2
7. 3 ny 3 - } ( = n’)+J (= y2) : n’+y2
EK: P4, X hakkında
tXJ art ‘dağ beli’< ök, ük – kö, kü
Bibliyografya
A.S. Amancolov, “Interpretatsiya nekotorılı runiçeskih znakovUçeniye Zapiski Tuvinskogo Nauçno – İssledovateFskiy İnstitut Yazıka Literatür i Istorii, Vip. XVI, Kızıl 1973, s. 163-168.
“0 drevneyşih naskaVnıh znakah kazahstana”. Kazak Tili men Edebi¬yatı, Vip. IV, Alma-Ata, 1974, s. 44-48.
“K Istorii Tyurkskogo Runiçeskogo Alfavita”, Kazak Tili Edebiyatı, Vip. V, Alma-Ata, 1974, s. 98-100.
Sir Gerard Clauson, ” The Origin of the Turkish ‘Runic’ AlphabetActa Oricn- talia, Hawniae 1970, XXXII, s. 51-76.
A. Cevat Emre, Sur l’Origine de 1′Alphabet Vieux – Ture, Istanbul, 1938.
A. von Gabain, Alttiirkisches Schrifttum, SBAW, Berlin 1948.
V.A. Livşits, “O proishocenii drevnetyurkskoy runiçeskoy pis^mennostV Sovet- skaya Tyurkologiya, No. 4, 1978, s. 84-98, 2 tablo.
Heinz Lowe, “Aethicus İster und das alttürkische Runenalphabet””, Deutsches Arcliiv fiir Erforschung des Mittelalters Namens der Monumenta Ger¬mania Histórica, 32. Jahrgang, Heft 1, 1976, s. 1-22.
A. Mahmutov, “Kak voznik drevneyturkskiy alfavit,\ íssledovaniya po Tyur- kologii, Alma-Ata, 1969, s. 141-147.
S.E. Malov, Yeniseyskaya Pis’meıınost’ Tyurkov, Moskva-Leningrad 1952.
Gy. Nemeth, “T/ie Runiform Inscriptions from Nagy-Szent-Miklos and the Runiform Scripts of Eastern Europe,\ Acta Lingüistica XXI, fas. 1-2, 1971, s. 1-52.
H.N. Orkun, Eski Türk Yazıtları, c. I, Istanbul 1936; c. II, Istanbul 1938; c. Ill, Istanbul 1940, c. IV, Istanbul 1941.
E.O. Polivanov, ÎLîdeografiçeskiy motiv v formatsii orhonskogo alfavita Byulleten Sredneazivatskogo Gosudarstvennogo Instituta 9, Taşkent 1925, s. 177-179.
O. Pritsak, uTurcology and the Comparative study of the Altaic languages, The System of the Old Runic Script”, Journal of Turkish Studies 4, 1980, s. 83-100.
A. Rona-Tas, “On the Development and Origin of the East Turkic ,Runic” Script’\ Acta Oriantalia Academiae Scientiarum Hungaricae, Tomus XLI (1), 1987, s. 7-14.
T. Tekin, A Grammar of Orkhon Turkic, Uralic and Altaic Studies, Blooming- ton, Indiana, 1967.
V. Thomsen, L’alphabet runiforme turc, MSFO V, 1984-1896 / 1922 ilaveli yeni baskı. Samlede Afhandlinger T. III, Kobenhavn, 1992, s. 27-82.
O.N. Tuna, “On the Phonetic Values of the Symbols X, Ç^Used in Some of the Texts in Kök-Turkish Script”, Central Asiatic Journal, Vol. XI, Dec. 1966, s. 241-243.
Edward Tryjarski, ‘”‘”Altes und Neues sur Entstehung der türkischen Runen¬schrift”, Rocznik Orientalistyczny, Tom XLV, Zeozvt 1, Warszawa 1986,
s. 59-77.
D.D. Vasil’yev, Korpus Tyurkskih Runiçeskih Pamyatnikov Basseyna Yeniseya, Leningrad 1983.
D.D. Vasil’yev, Grafiçeskiy Fond Pamyatnikov Tyurkskoy Runiçeskoy Pis’- mennosti Aziyatskogo Areata, Moskova, 1983, 160.
11 tepti okuııuşundaki konsonant grubunun uyum bakımından durumu için bk. yk. no. 5, s. 246, 247 deki not 27. Bu konsonant değişmeleri IX. vy’dan önceye ait olamayacak bu diyalektin özel¬liklerinden biri olarak trzâhür ediyor.
12 Demir Sug, 3. satırda, transkripsiyonu k2eb2r2(e)d2(i)m olarak verilen kelimeyi ben (e)k2 (e)ge b2(e)r2d2(i)m okuyorum.
13 Malov’un b(i)le okuduğu işaret grubun ben b(i)lge okumuştum. (Bk. yk. no. 5, s. 244, not 10) Fakat şimdi daha çok Mogolcaya atfedilen b2el?.eg keliııusini bu diyalektin kronoloji bakımından öbürlerinden daha yeni olduğunu göz önüne alarak tercih ediyorum.
14 Pentti Aalto bu kelimeyi a(?)ögti okuyor. Böylece burada ^ ‘ııin, e’den başka bir sesi temsil etmiş olması konusunda Malov k2. Aalto g2 kullanarak egî-ge’ye çok yaklaşıyorlar.
15 Mesaj çubuğu, !\emelh tarafından I ^ki Batı Tiirk yazıları gnıbuua ithâl ediliyor. Bunun için bk. bibyo(;raf\a.
17 Bu üç işaretten oluşan grubu Malov eçim, Orkun b(i)çim okuyor. Kelime bana göre (e)bçim’dİr.
20 Bk. yk. no. 5, s. 242, not 5. Satır sonundaki işaret, Vasilyev’in verdiği şekil benimkin¬den daha net.
Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Yorum Yapin
Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.