Divan-ı Lügat-it Türk / Türk Efsânesi(GÜLCE-Buluşma)

Yazan: Mustafa CEYLAN Tarih: Kas 26th, 2011 | Kategori:: Şiirlerimiz
Biliyor musunuz?
“Türk’ün hoş görüsü ne kadar büyükse
Türk’ün “kini” de
En az onun kadardır.”
*
Offf ki offf! ! !
Bu ne demek ay balam?
Bu ne demek?
*
İşte bu efsâne
Anlatır bize…
Kin’in büyüğü nasıl?
Öyle şey mi olurmuş?
Demeyin sakın!
Kaşgarlı’m anlatır Türkün ilk lügâtında
İki rivayetle
İşitin, belleyin, duyun…

Dinleyin bakalım can kulağıyla:

İkiden biri
Aynen şöyle:

“Türk;
Tufanda Hazreti Nuh’un oğlunun adı”
Ki
Biz
Hep
O
Türk’e
Rastlarız
Mitolojik
Destanlarda heyyy! …

Yunan’da, İran’da, Hint’te, Yemen’de
Dilinde Herodot’un
Sankristçe’de, Arapça’da, Farsça’da
Gönüldaşlarımız,
“Afrasyab” dese de bizim Alper Tunga’ya
Hakikati yansıtır elbet, yansıtacak da
Türkçe-Gülce destanlarımız,
Zira sığmaz dar kalıplara onlar
Büyükten büyüktür
Vallahi büyüktür heyyy! ..

Yapma, uydurma değil,
Sonradan olma hiç değil!
Asırların ta ötesinden
Çağlayarak akıp gelen ırmak
Burcu burcu Türkçe, gökçe dilimiz,
Nakış nakış heybemiz, halımız, kilimimiz
Bizi biz yapan halayımız, barımız, harmandalımız
Seğmenimiz, efemiz, dadaşımız,
Köy köy, il il, bucak bucak, büyük – küçük töremiz,
Köklerimiz yüzyılların göğsünde
Ağıtlarımız, türkülerimiz, şarkılarımız
Kısaca destanlarımız
Türk’tür eyyy,
Türk’tür heyyy! ..

*
Diğeri ise
“Hadise” dayalı bilgidir canlar.

Türklerin yurtları olan o yüksek yerde
Yaşadıklarını niçin?
Ve geri planda
Savaşçı oluşlarının
Açıklar sebebini…

*
Efsaneye göre:

Allah vergisidir
Türk’ün savaşçılığı…

Buna dair
Der ki Kaşgarlı usta:

“Türk…
Allah’ın selâmı üzerine olsun
Nuh’un oğlunun adı….”

“Ve Türk adı,
Allah’ın verdiği bir addır.”

*
Nakilci tarih
Kopyacı zaman anlatır şöyle:

“Bize
Ehl-i mübârekten
Şeyh ve imam
“El-Hüseyin ibn Halef”
“El Kaşgari” dedi,
Ona da
“İbni el Garq”î demiş:

“ İbn Ebî’d Dünya” diye tanınan
Şeyh Ebû Bekr el Mugîde’l-Cercerâni’nin
Aktardığı “Ahir Zamana Dair” kitabında
Ki
İsnat zinciri Peygamber’imize dayanan
Bir hadise gore;

Allah ü Teâlâ:

‘Benim bir ordum vardır,
Türk adını verdim ona.
Doğuya yerleştirdim.
Kızarsam bir halka,
Kızarsam şayet,
O ordumu
O halk üzerine
Musallat
Kılarım! ”
Ve
Devamla
Der ki:

“İşte Türklerin bütün
Mahlûkattan üstünlüğü şudur:

Cenab-ı Hakk onlara isim vermeyi
Almıştır kendi üzerine,
Onları
Arzın en yüce
Ve en havadar yerine
Yerleştirmiştir,
Üstelik bir de
“Kendi ordum , demiştir.”

*
Kaşgar bahçelerinden gönülllere bir gül at
Unutma güzel dostum, gelecek nesle anlat.

Baştan başa bu cihan, yalan yanlış söylese
Düşme çaresizliğe, gökyüzünü sen çınlat!

Duyur sağır kulağa,göster görmeyen göze
Uyuyan varsa şayet, yeniden bir hatırlat.

Sarıl da şu Gülcene, bizi söylet sen bize
Tarihe, efsâneye çiziver kutlu bir hat

Gel Kutadgu Bilig’den, aş çağları, uzan gel!
Asımların neslini bekliyor bak Safahat.

“Dedene sor da öğren” diyor ki, hasta kalbim
Yıkıldı oyunlarla kaç yüz yıllık saltanat.

Bırak oynu-oynaşı, aslına dön yiğidim!
Türk’ün kutlu töresi, inan ki şiir, sanat…

Mustafa CEYLAN

Rağbet: Derecelenmemiş [?]



Yorum Yapin

Yorum yapabilmek icin giris yapmalisiniz.

  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok