Edebiyat Mevsimi Dört Mevsim Yaşanır » Sesli Şiir
Friday, September 3, 2010

‘Sesli Şiir’Kategorisi için Arşiv

ANNE SANA GELDİM

19 Mayıs 2010

SUNUCU

Yazan: SUNUCU

Kategori: Sesli Şiir

Etiketler:

Anne babamla sana geldim.
Sevindin mi?
Gelirken babamın elini hiç bırakmadım.
Aferin demeyecek misin anne.

Anne babamla sana geldim.
Hoş geldin demeyecek misin anne.
Hani misafirler gelince hoş geldin demen lazım.
Yoksa ayıp olur diyordun ya.
Şimdi ayıp ettin anne.

Anne babamla sana geldim.
Babam seni parka götüreyim dedi.
Ben de ağladım.
İlla anneme götür diye tutturdum.
Kızdın mı yoksa bana anne.
Babam da kalbimi kırmadı.
Gözyaşlarımı eliyle sildi.
Beni sana getirdi.
Sen de kalk babama çay yap şimdi.
Yorgunluğu geçsin.
Ben sustum babam ağladı anne.
Kaşlarını çatıver.
Şiiit de sussun.
Dur yanına uzanayım anne.
Senin kadar oldum bak.
Uzadım.
Koklamayacak mısın beni anne.
Babamın verdiği paraları biriktirdim.
Sana kırmızı güller aldım.
Vazoya koymayacak mısın anne.

Anne babamla sana geldim.
Taşını öpmeye,
Toprağına yüzümü sürmeye,
Anneler günün kutlu olsun demeye geldim.
Anneciğim anneler günün kutlu olsun.

Anne beni öpmeyecek misin?
Sevmiyor musun artık beni.
Hem yaramazlık da yapmıyorum artık.
Yumurtalarımı yiyorum.
Getirirken bardakları tabakları kırmıyorum.
Babama sor da bak.

Anneciğim seni çok özledim.
Ali’nin annesi gibi,
Hep yanımda olmanı istedim.
Bir gün geleceksin diye.
Hep pencerelerde bekledim.
Yanımda olmadın.
Neden hala gelmedin anne.
Otobüsü mü kaçırdın.
Hadi bekliyorum anne.
Çal kapıyı ben açarım sana anne.
Boyum sürgüye yetişiyor anne.

Anne babamla sana geldim.
Senin gibi güzel reçel yapan yok anne.
Düğmelerimi, söküklerimi diken yok anne.
Yakamı, önlüklerimi yıkayan yok anne.
Senin gibi öpen,
Senin gibi seven, sarılan yok anne.
Babam seviyor da,
Ama senin gibi değil.
Senin gibi her dakika öpmüyor.
Sadece bir işe giderken öpüyor,
Bir de işten gelince.
Sonra da eline kumandayı alıyor.
Haber dinliyor, maça bakıyor.
Hiç bana çizgi film baktırmıyor anne.

Anneciğim sekiz yaşına girdim.
Kocaman genç kız olmuşum değil mi?
Dün sınıf başkanı seçildim.
Sevindin mi anne.
Anne Ali beni seviyormuş.
Ama ben onu sevmiyorum anne.
Kalemimi alıyor, defterimi karalıyor.
Yine okula geç kaldım.
Öğretmen çok kızdı anne.
Yumurta da yemedim.
Süt de içmedim.

Anne her zaman sana gelmek istiyorum.
Babam hayır olmaz diyor.
Yaa ama anne yaaa.
Babama de ki;
Getir kızımı de.
Senin sözünü dinler.
Benim kadar babam da seni sever.
Neden ama yaa anne.
Babam neden getirmiyor ki beni sana.
Babalar kızlarını annesine götürmez mi?
Ben seni çok seviyorum ama anne.
Yoksa babam kıskanıyor mu?
Sen de geleceğim diye gitmiştin.
Bir daha da gelmedin.
Ne zaman geleceksin.
Yoksa sahi sen öldün mü anne.
Sesin gelmiyor.
Saklanma toprağın altında.
Ben yerini biliyorum anne.

Şimdi gidiyoruz anne.
Ceketimle üstünü örteyim.
Üşüme.
Üstünden toprakları süpüreyim.
Yüzünü bir kere daha öpeyim.
Özleyince yine gelirim anne.
Babama söylerim yarın yine geliriz.
Sen üzülme anneciğim.
Seni çok seviyorum anneciğim.
Seni çok seviyorum.

Not: 09 Mayıs Anneler gününü kutluyor, Tüm Annelerimizin
Saygı ve sevgiyle ellerinden öpüyorum.

Rağbet: 8% [?]

Git Gidebilirsen Sevgilim Ben Olmuşken

Ağla şimdi dilediğin kadar, ağla sesini ben gibi duyan olmaz.
Gülümsediğin gözlerin yok olacak, suskun kalacak dillerin.
Bana şakıdığın gibi konuşmaz dilin, seven dilini ısırdım.
Tatlı sözlerini giderken yuttum çiğnedim dişlerimin arasında.
Zerreni böldüm parçalara. Git gidebilirsen sevgili ben olmuşken.

En mahrem yerlerini gördüm, içtim seni deli çağlar su gibi,
En acı dramları birlikte sergiledik, sınırsız çıplak, sersebil.
Keyif veren bir ahenkle, başkasında inlermisin sanırsın?
Hangi koku ten çıldırtacak, bebek okşaması sevişmeyi.
Kimse içmez yüzlerce şenelleri.Git gidebilirsen sevgili sen olmuşken.

Git haydi! Sakladım güzel hallerini,sevgi sesini aşk nağmeni.
Hırçın gülüşleri, serseri kahkahalarını, bebek öpüşmeleri.
Bana mahkûm yüreğinle sev sevebilirsen, benimsin sen.
Bana doğmuşsun. Doğduğun gün melekler kıymış nikâhımızı.
Cennet urganı ile bağlıyız, çöz, çözebilirsen sevgili biz olmuşken.

Başkasına varamazsın dene, dağlar taşlar aşkımıza şahit.
Ulu çınar memur, ağaçlarda misafirimiz, ayla güneş hediyemiz.
Ben kokuyor tenin. Bende kaldı en sevdiğim, bana verdiğin yerin.
Bedenimle geldi sen olan ne varsa.Şükürler rabbime senden hediye.
Çöz seni taşırken içimde, git gidebilirsen sevgili senin olmuşken.

Bensiz hiçsin. Dön! Acıdığımdan değil ayyaş olmandan korktuğumdan.
Sensizlikten kahrolmam. Sesin içimde, bedenin bana mahkûm.
Bir yerin yok. İnat etme sevgili. Ruhumuz desen erimiş birbirimizde.
Bendesin sendeki ben, içmişiz yanarak su hasreti aşkı sevgiyi.
Git sevgili gidebilirsen,Rabbimin armağanı büyük aşkı yaşıyorken

SEVGİLİ FARUK CİVELEK KARDEŞİME ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM KIYMETLE VERDİĞİ SESİNE..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Teselli Değil

24 Ocak 2010

Murat

Yazan: Murat

Kategori: Sesli Şiir

Etiketler:

Baktım gökyüzüne bulutlu yine;
Gözyaşım gönlüme teselli değil…
Bengisu sözüne umutlu yine;
Gözyaşım gönlüme teselli değil.

Sen misin gül gibi gecemde ecem?
Hayalin tül gibi, hecemde yücem.
Savruldum kül gibi, bu cemde bu cem!
Gözyaşım gönlüme teselli değil…

Derindir hasretin, hüzünden kuyu;
Zehirdir nefretin, yüzünden suyu.
Hicranlı gurbetin, güzünden koyu;
Gözyaşım gönlüme teselli değil…

Aşkınla yunmadan gelemem gülüm;
Adını anmadan ölemem gülüm!
Vuslata kanmadan gülemem gülüm;
Gözyaşım gönlüme teselli değil…

Murat CANBOLAT

Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Nereden Bileceksin

29 Eylül 2009

Murat

Yazan: Murat

Kategori: Hece, Sesli Şiir, Şiirlerimiz

Etiketler:

Nereden Bileceksin
Kıpırdadı anîden küllenen bir hikâye,
Nazende süzülüşle ufku kuşatır hülyam.
En ulvî iştiyak ki, emsali yok hediye!
Nasıl eşsiz lûtuftu visal olsa da rüyam,
Tarifi zor huzurla esti yürekte sesim.
Hazan bitti gönlümde, yandı mâzide resim
Belirdi tomurcuklar dönüverince iklim;
İlahi bir ihsanla renk değiştirdi dünyam.
Zehir midir; iksir mi içimde gezen nidâ?
Nasıl huzur doluyum bu kadar hüzne inat.
Onca yılın ardından depreşti yine sevda,
Bu öyle bir ateş ki; tutuştu tüm kâinat.
Düştü tılsımlı ahenk feleğin tuvaline,
Şahit oldu yerle gök firakın zevaline.
Boynu bükük sevincim şaşırdı ahvaline.
Zümrüt renkli baharı binbir çiçekle donat!

Gam dolu düşlerimde kavuşmayı beklerken,
Semanın son katından duyulur hıçkırığım.
En nadide özlemle öksüzün emeklerken,
İç çektikçe depreşir iflâh olmaz kırığım.
Erişemez kapına en muteber eceler,
Ümidim gözlerinin kuytusunda geceler.
Hüzün dolu sinemde hicran dokur geceler.
Yokluğun ecel bana ebedîdir yarlığım.

İçimdeki tufanı asla etmem aşikâr,
Hüzzam tütse de bahtım arzum hâlâ nihavent.
Gamzende vurgun yemiş yüreğim sanki şikâr,
Nâr-ı derya aşkında ruhum korkusuz levent.
Gidemem asla senden solsam da yaprak yaprak,
Elbette dizlerindir ömre nihâî durak.
Meğer her şeyimmişsin sensiz iklimler kurak;
Gözlerin mavi ülkem, kalbin gönlüme başkent.

Efsaneye dökülür belki bu aşk hikâyem,
Çile yağmurlarıyla sessiz sessiz kanarım.
Sana meftun kalmaktır dünyadaki tek gayem,
Nereden bileceksin nerde, nasıl yanarım.
İçimde çoğaldıkça kalmaz benlikten eser,
Ne olur gururumu bitir artık, yere ser!
Nasip etse de Rabbim, içsem elinden kevser,
Varsın bu hayal olsun, M/muradıma kanarım…

Murat CANBOLAT

Rağbet: Derecelenmemiş [?]

Sanma Ki Yaşıyorum!

24 Eylül 2009

Murat

Yazan: Murat

Kategori: Hece, Sesli Şiir, Şiirlerimiz

Etiketler:

Sanma Ki Yaşıyorum!
Gittiğin günden beri sanma ki yaşıyorum ;
Gözlerimin yok feri sebepsiz taşıyorum,
Yürek vurgun şok yeri sensizken üşüyorum!

Beni neden benimle bir başıma bıraktın,
Ah yanımdayken bile niçin bana ıraktın?

Ayrılık yıktı beni neyi buldun gidince;
Taştı hüsran ırmağım kan sızar ince ince,
Sana sevdam fezadan belki bin kez derince.

Ne olurdu kalbini tam şurama taksaydın,
Aşkını perçinleyip şefkatinle yaksaydın…

Vuslattan nasibim yok yaktın beni al lale;
Ferahlatan yüzünde akar nurdan şelale,
Şu karanlık dünyama varlığın tek meşale!

Gönlüme aşkla dolup denizleri aşsaydın,
Nazlı meltemler gibi ruhuma ulaşsaydın…

Murat CANBOLAT

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Rağbet: Derecelenmemiş [?]

GİDERİM …AMA…

20 Eylül 2009

nenehatun

Yazan: nenehatun

Kategori: Sesli Şiir, Şiirlerimiz

Etiketler:

GİDERİM…AMA ..İndir- Dinle..

Nereden tanıdım nereden gördüm?
Gördüğüm o günde çilemi ördüm.
Sen oldun hep kaçan sanki ben kördüm.
Görmeden bir sala biner giderim.
****     ****            ****    ****
Eserse başında sevda yelleri,
Tutuşur yüreğin allı gülleri.
Savrulur her parçan uçar külleri.
Küllenir ateşim söner giderim.
****    ****     ****   *****
Bugün sensizliğin ilk günü çok zor.
Yakıyor bu aşkı alevli bir kor.
Ne sen gördün ne ben aşkın gözü kör.
Yandıkça kaybolur siner giderim.
*****           *****      ****   ****
Mutlu olacaksan kafama takmam.
Ne seni ne beni boş yere yakmam.
Bir daha seversem ardıma bakmam.
Geldiğim gibi de döner giderim.
******  *****            ***** *****
Boşver, üzülsem de acısı diner.
Gökten incilerle melekler iner.
Belki kolay gelir içime siner.
Vazgeçer tahtından iner giderim.
*******          ***********         *******
Giderim desem de içim kan ağlar.
Feryadım duyulur ses verir dağlar.
Asuman yas tutar sel olur çağlar.
Bir sende durulur diner giderim.
Nene Hatun / 2009-08-25
 
Sesine ve yüreğine değer verdiğim , Hocam Mustafa Zorla’ya teşekkür ediyorum.
Selam ve saygılarımla.

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Rağbet: 24% [?]

FITRAT-I AŞK DEMİNDE

20 Eylül 2009

Yakamoz

Yazan: Yakamoz

Kategori: Hece, Sesli Şiir, Şiirlerimiz

Etiketler:

FITRAT-I AŞK DEMİNDE

Apaktı ay, süzüldü; ölümcül sabahlara
Veballer kanardı hep, o masum günahlara
Kıblegâh yâr gönlünde dönülür semâhlara
Füsunkâr bakışlardan vururken kar ışığı
Âmâ eder yüreği dertli aşk karışığı

Akkor yağmuru yağar kül rengi mah yüzlere
Müzmin sancı doğurur hasret taşar geceye
Lâhzada can sağılır, feryat sızar közlere
Ömür elem eğirir düşler düşer günceye
Gamsız yârin boynuna vebal yükleyemezsin
Lûtfuna yok mihneti asla ekleyemezsin
Gurbet olmuş kalbinde onu bekleyemezsin
Lâl kesiği o dille çığlıklar arşa değer
Goncada yaş demlenir baharın dönmez olur
Özlem kavurur aşkla korları sinmez olur

Sarmış ışık hep cevri şavkında var zift tadı
Sessiz nefes rengiyle eser ağudan sabâ
Düğümlenir kalırsın, ezgindir aşkın yâdı
Figanında tuz yakar yetmez gururdan aba
Çığlık hicran koynunda tüm nehirler tutuşur
Sırtını döner güneş kendisiyle çatışır
Bilinmez bu felâket hangi vakit yatışır
Sıyrılır çıkılır ya adaba kalp baş eğer
Ziynet dönüşür pula yüzde nûr yanmaz olur
Ve onur sarsılınca o/nur uyanmaz olur

Arzı yakmak istersin ateşe cürüm sığmaz
Buzdan mihrap dikilir inler meylin zûlmette
Yekten doğmak istersin güneşten zerre yağmaz
Ölümsel gam ekilir, kan kusan metanette
Vâcip kılınan sonla bahtına gülemezsin
Dert zulası gönlünde deva ne bilemezsin
Şeydâ mağduru kalple maziyi silemezsin
Aslına sûret değer, tün’e esirdir seher
Yâr gözünde yıkanmış yıldızlar sönmez olur
Karanlığında kalmış melûn dert dinmez olur

Yalnızlığı giyinir şiirinden geçersin
İliklediğin yitik, iklimsiz mevsimindir
Bâkir sevdan yolunda sefilliği biçersin
Sırtındaki yük yalnız, definsiz evrimindir
Esneyen sabahlarda uyku felci sarıştır
Yeşim göz buğusunda özlem hep yakarıştır
Ayrılık bâkîdir ya ömür fâni kalıştır
Fıtrat-ı aşk deminden olursun bin kez heder
Umut aşk mihênginden cenneti sunmaz olur
Gelecek kollarından mâtemler inmez olur

Son sözüdür bu Ay’ın el versen Azrail’e
Müptelâ olmuş artık bülbül kırmızı güle
Ödül sayar kendine karşılar güle güle
Vuslat bilir ki gönül bekler artık mahşerde
Soluk almaksa hayat kapanır şer’den perde

28.08.2009

Şükran AY

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Rağbet: 8% [?]