'Serbest' kategorisi icin arsiv

ERZURUM’A ÖZLEM…

Yazan: Halil Gülşen Tarih: Ağu 21st, 2011 | Kategori:: Erzurum Şiirleri, Memleket Şiirleri, Serbest, Sesli Şiir

Çok uzaklardan görünürdü zirvesi,
Üzerinde dev anteni olan Ejder tepesi…
Duman çökmezdi Palandöken Dağına,
Berraktı, duruydu, yüksekti.
Yazinin tamamini oku →

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


ANNE SANA GELDİM

Yazan: SUNUCU Tarih: May 19th, 2010 | Kategori:: Serbest, Şiirlerimiz

Anne babamla sana geldim.
Sevindin mi?
Gelirken babamın elini hiç bırakmadım.
Aferin demeyecek misin anne.

Anne babamla sana geldim.
Hoş geldin demeyecek misin anne.
Hani misafirler gelince hoş geldin demen lazım.
Yoksa ayıp olur diyordun ya.
Şimdi ayıp ettin anne.

Anne babamla sana geldim.
Babam seni parka götüreyim dedi.
Ben de ağladım.
İlla anneme götür diye tutturdum.
Kızdın mı yoksa bana anne.
Babam da kalbimi kırmadı.
Gözyaşlarımı eliyle sildi.
Beni sana getirdi.
Sen de kalk babama çay yap şimdi.
Yorgunluğu geçsin.
Ben sustum babam ağladı anne.
Kaşlarını çatıver.
Şiiit de sussun.
Dur yanına uzanayım anne.
Senin kadar oldum bak.
Uzadım.
Koklamayacak mısın beni anne.
Babamın verdiği paraları biriktirdim.
Sana kırmızı güller aldım.
Vazoya koymayacak mısın anne.

Anne babamla sana geldim.
Taşını öpmeye,
Toprağına yüzümü sürmeye,
Anneler günün kutlu olsun demeye geldim.
Anneciğim anneler günün kutlu olsun.

Anne beni öpmeyecek misin?
Sevmiyor musun artık beni.
Hem yaramazlık da yapmıyorum artık.
Yumurtalarımı yiyorum.
Getirirken bardakları tabakları kırmıyorum.
Babama sor da bak.

Anneciğim seni çok özledim.
Ali’nin annesi gibi,
Hep yanımda olmanı istedim.
Bir gün geleceksin diye.
Hep pencerelerde bekledim.
Yanımda olmadın.
Neden hala gelmedin anne.
Otobüsü mü kaçırdın.
Hadi bekliyorum anne.
Çal kapıyı ben açarım sana anne.
Boyum sürgüye yetişiyor anne.

Anne babamla sana geldim.
Senin gibi güzel reçel yapan yok anne.
Düğmelerimi, söküklerimi diken yok anne.
Yakamı, önlüklerimi yıkayan yok anne.
Senin gibi öpen,
Senin gibi seven, sarılan yok anne.
Babam seviyor da,
Ama senin gibi değil.
Senin gibi her dakika öpmüyor.
Sadece bir işe giderken öpüyor,
Bir de işten gelince.
Sonra da eline kumandayı alıyor.
Haber dinliyor, maça bakıyor.
Hiç bana çizgi film baktırmıyor anne.

Anneciğim sekiz yaşına girdim.
Kocaman genç kız olmuşum değil mi?
Dün sınıf başkanı seçildim.
Sevindin mi anne.
Anne Ali beni seviyormuş.
Ama ben onu sevmiyorum anne.
Kalemimi alıyor, defterimi karalıyor.
Yine okula geç kaldım.
Öğretmen çok kızdı anne.
Yumurta da yemedim.
Süt de içmedim.

Anne her zaman sana gelmek istiyorum.
Babam hayır olmaz diyor.
Yaa ama anne yaaa.
Babama de ki;
Getir kızımı de.
Senin sözünü dinler.
Benim kadar babam da seni sever.
Neden ama yaa anne.
Babam neden getirmiyor ki beni sana.
Babalar kızlarını annesine götürmez mi?
Ben seni çok seviyorum ama anne.
Yoksa babam kıskanıyor mu?
Sen de geleceğim diye gitmiştin.
Bir daha da gelmedin.
Ne zaman geleceksin.
Yoksa sahi sen öldün mü anne.
Sesin gelmiyor.
Saklanma toprağın altında.
Ben yerini biliyorum anne.

Şimdi gidiyoruz anne.
Ceketimle üstünü örteyim.
Üşüme.
Üstünden toprakları süpüreyim.
Yüzünü bir kere daha öpeyim.
Özleyince yine gelirim anne.
Babama söylerim yarın yine geliriz.
Sen üzülme anneciğim.
Seni çok seviyorum anneciğim.
Seni çok seviyorum.

Not: 09 Mayıs Anneler gününü kutluyor, Tüm Annelerimizin
Saygı ve sevgiyle ellerinden öpüyorum.

Rağbet: 8% [?]


Git Gidebilirsen Sevgilim Ben Olmuşken

Yazan: denizden deryalar Tarih: Mar 5th, 2010 | Kategori:: Serbest, Şiirlerimiz

Git Gidebilirsen Sevgilim Ben Olmuşken

Ağla şimdi dilediğin kadar, ağla sesini ben gibi duyan olmaz.
Gülümsediğin gözlerin yok olacak, suskun kalacak dillerin.
Bana şakıdığın gibi konuşmaz dilin, seven dilini ısırdım.
Tatlı sözlerini giderken yuttum çiğnedim dişlerimin arasında.
Zerreni böldüm parçalara. Git gidebilirsen sevgili ben olmuşken.

En mahrem yerlerini gördüm, içtim seni deli çağlar su gibi,
En acı dramları birlikte sergiledik, sınırsız çıplak, sersebil.
Keyif veren bir ahenkle, başkasında inlermisin sanırsın?
Hangi koku ten çıldırtacak, bebek okşaması sevişmeyi.
Kimse içmez yüzlerce şenelleri.Git gidebilirsen sevgili sen olmuşken.

Git haydi! Sakladım güzel hallerini,sevgi sesini aşk nağmeni.
Hırçın gülüşleri, serseri kahkahalarını, bebek öpüşmeleri.
Bana mahkûm yüreğinle sev sevebilirsen, benimsin sen.
Bana doğmuşsun. Doğduğun gün melekler kıymış nikâhımızı.
Cennet urganı ile bağlıyız, çöz, çözebilirsen sevgili biz olmuşken.

Başkasına varamazsın dene, dağlar taşlar aşkımıza şahit.
Ulu çınar memur, ağaçlarda misafirimiz, ayla güneş hediyemiz.
Ben kokuyor tenin. Bende kaldı en sevdiğim, bana verdiğin yerin.
Bedenimle geldi sen olan ne varsa.Şükürler rabbime senden hediye.
Çöz seni taşırken içimde, git gidebilirsen sevgili senin olmuşken.

Bensiz hiçsin. Dön! Acıdığımdan değil ayyaş olmandan korktuğumdan.
Sensizlikten kahrolmam. Sesin içimde, bedenin bana mahkûm.
Bir yerin yok. İnat etme sevgili. Ruhumuz desen erimiş birbirimizde.
Bendesin sendeki ben, içmişiz yanarak su hasreti aşkı sevgiyi.
Git sevgili gidebilirsen,Rabbimin armağanı büyük aşkı yaşıyorken

SEVGİLİ FARUK CİVELEK KARDEŞİME ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM KIYMETLE VERDİĞİ SESİNE..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Macera

Yazan: guldestey Tarih: Ara 12th, 2009 | Kategori:: Deneme, Nesir, Serbest

Sensiz ezanları okunuyor bu şehrin bir sabah daha ışıklarını savuruyor pervasızca ama gönlüm kapkaranlık iklim ise buz… ben etrafına bakınıp bişey göremeyen ağma bir serkeş ne yana baksam koyu bir karanlık sarmış heryanımı çıksam çıkamam istesem güç bulamam dermanı kalmamış yaralı ;sefil ömrümün. Birer derviş olsa şu konan damlardaki güvercinler hepsi toplaşıp uçursa beni kafdağının eteklerine, ahhhh derbeder gönlüm hazan mevsimi topla bakalım ne bulursan bu bahçelerde. Senin nasibin buymuş ne yapar sana kader galu belada almış tadını elmanın ,söyle neye yarar bu kadar serzenişler. iSter mecnun say kendini istersen derbeder sonun hüsran gözüküyor var mı elinden bir gelen ya da duyduğun bir haber.

Arkana bakma mazi kurtarmaz olsan da en ala yar sana gerek aklı selim bekleme göndermez bir kurtarıcı HAYY.

Ara bakalım ne buldurur Mevla susuz ve uçsuz umman diyarlarında sen ki varlığının olması gerekirken doruk noktasında düştüğün şu hal var mıdır ki bir başkasında. Hani nere kaldı verdiğin onca sözler unutup yetirdin yok artık sende olan şanlı izler ; hızlı koştun çabuk yoruldun bumuydu yapacağın sonsuz işler ,kendine gelmek için bekle bakalım nereye kadar götürür senı bu gidişler…arzular durmaz fısıldar elbet kulağına binbir türlü gidişler…

Koşmaktan yorulduğunda bak arkana anla gerçekleri. Seçemediğin bir fark var oda kendinde gizli, sana kalmış mutluluğun çizmek resmini ; uyma şeytana tıka kulaklarını salaş sevdalara.
Seni bu hale kim getirdi bilmem ki eyy biçare gönül kurtar desen elimde yok sana göre bir formül. Yaptırdı yapacağını yine sana şahsı malum unutma kapılar var açık ardına kadar senin elinde her şey yeterki sen iste kabul etsin Yaradan…hiç zaman geçirme boşa, bak kalmıyor elinde bir sermayelik harman.

Yorulduğunda hatırla nasıl başlamıştı maceran nereden nereye getirdi seni bir anlık heves ve hevan. 40 yıl senin payına düşen istemezsen pes et hemen; yakışan ne ise bir düşün ,can bedeninde verilen istenir elbet gelince vaad edilen saklı tutsaydın muhteşem hazineni çalmak istemezlerdi vermeden aman . rengarenk çiçeklerin kokusuna kapılıp kelebeklere sattın koca bir ömrü. Artık çareyi bul ;ara da bul bulabilirsen bulmadan seni arayan.

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


İstediğin buysa beklentisizim işte

Yazan: guldestey Tarih: Ara 12th, 2009 | Kategori:: Deneme, Nesir, Serbest

Geleceğini bilsem sabaha kadar beklerdim bu bank taburesin de; ama biliyorum ki gelmeyeceksin.

Ne gecenin üşüten koyuluğu,ne sisli gökyüzü ne de donuk bakışlar korkutamazdı beni.

Beni çaresizliğim ve hüsrana uğrayışım korkuttu. Beklememeliydim senin gelmeni yıkılırdı sevgi adına inandığım her şey,kurduğum dünyanın bütün mavilikleri ve yeşil adına var olan bütün güzellikler yiterdi,kaybolurdu birden yarınlarım,

Yalnızlığımın kollarında umudum yok olurdu. Bir nefesti sakladığım düşlerimde, srükleyerek günleri ardımda devire devire , benimsettiğim bir soluktu ismin hece hece.

Kalpsizlerin ve vicdansız zihinlerin yaşantısından koparılmış bir hayattı seninkisi; İpsiz kuyuların hezeyanında bir çığlıktı ruhun…

Sukunet dolu bakışların naif dokunuşların esiri oldu birden sakinleşti depdebeli ömrün. Köhne adetleri yıktı ama enkazında kalarak mahvoldu içimdeki nadide masumluğum. Derin derin sarsılmıştım, acı gerçeklerdi boğazımda sıkışıp kalmış cümlelerin yüzü asık hikayeleri..

 

Beklememeliydim seni ; unutarak umarak temenni ederek olmayacak bilmeliydim. Bir yangındı bu alev almayan bir maddeden yapılmamıştı üstelik kalbim.

 

Kırmızı bulutların altında uzanan can ellerini beklememeliydim.ne zamanki kaybettiğimi haykırdım kendime, ölümü ölçtüm kefenime ,hayatı doldurdum da heybeme gitmeliyim….

Dönüşü olan virajlar olur elbet sevdaya adanmış adımlar gelir elbet, sonu gelen masallar yaşanır zannet;hergüne bir mutluluk düşerse şayet ; seni beklemediğim gün benim günümdür bu böyle bil bir ömür..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok