SIRRI EDA
Ben ; bir uçurum, gölgelerin seyrinde. Ben ; bir şehzade bedenin çehresinde. Ben; bir günah çıplağı. Hullesi ruhun dimağı. Hakka kaçan ak küheylanı ,ben; kahreden zavallı. Ve ben ; bir seyehat, inşiraha giden dününden.
Ben ; bir ahu, sorgulayan zihinde. Cebrin her safhası bile sehl olur , akıl çemberinde. Nefs , sual sual abıçeşm ile cevaba düşünce , akıbet âyân ; ben, O’nun sanatında sehl-i mümteni bürhan. Nefs, çirkinliğin çamuru, her yana sıçrayıp duran. Cemil ‘in tane tanımayan gölgelerine , lutf ile çizdiği ihsan. Ve nefs “ben” diyen cihan.
Ben ; imtihanı kaybetmeye meyilli irade. Nefs, bilirim cahili , evvelinde.Efendisine kardeş ,üstadına talebe ,hocasına dershan sanisinde. Salise ermeyen âhirinde, noksansıza dönük; boynu bükük, alnı toprak , fikri pak, gönlü hakk…
Arzusuna vuslat için sızlanan yürek. Acziyetin merkezinde , avuç açan ellerde dilek. İtminan-ı kalp, ah u enin , münasip hakir nefse .
Ben, acziyete ait ahvalin zıddıyyla ayna O’ na. Doğmasıyla ; ezele, duymasıyla ; zerrelerin isteğini işitene, gözleriyle; kalbin her anını “ Ben orda mıyım? “ sualiyle yoklayana , acziyle; her şeyi kabza-i tasarrufunda kılana , fakrıyla ; her zenginliğin varisi olana âyine.
Ben ; takvim , Sani’in ruh izinli duyurusundan. İyiliğin verilmesinden sonra , doymak bilmeyen hayır yaprakları çevrilen.
Ben, nimetlerin açlığında uslanmış afacan. Sade tad almayı tercih edişle , sonu yok âlemde izzete eren can.
Nefs , ölüm sancısına dost , “Ey Sevgili” hasretinde.
Ben ; nağme sera , Hu dilinde ,sueda. Nefs ; ben ve ben ; hu cezbesinde , sırrı edâ.
S.E.
Rağbet: Derecelenmemiş [?]

