Yazar Arsivi

Her Görüşte AŞK

Yazan: Papatya Tuccari Tarih: Ara 2nd, 2009 | Kategori:: Deneme

  Hep aşkın birgün gelip kapımı ansızın çalmasını bekledim.. O an geldiğinde düşünmek için zamanım olmayacaktı seçme şansım olmayacaktı hayatımın aşkına ilk görüşte bağlanacaktım.. Aşk kapımı tıkladığında “tık..tık..tık..” ben hazırlıksız olacaktım bir anda görünce onu karşımda tüm dünyam karışacaktı gözlerim büyülenecekti başka hiç birşey düşünemeyecektim karnıma bir ağrı girecekti ellerim soğuyacaktı ve “aşık olduğumu” farkedecektim.. Ama nerden bilebilirdim aslında aşkın zaten evimin içinde olduğunu zaten çoktan içeri girmiş olduğunu? Kapıyı çalmamıştı çalsaydı bilirdim hep bunu düşünmüştüm o anı beklemiştim ama çalmadı.. belkide ben kapıyı açık unutmuştum..
 
   Sen benim için yeni değildin zaten üç senedir yanımdaydın.. Ama seni sevdiğimi aslında yavaş yavaş anladım.. hiç kapı tıkırtısı olmadan sessizce içeri süzülen rüzgar gibi yada pencereden içeri giren sonbahar yaprağı gibi.. Sen benden biriydin hep hoştun hep güzeldin ama hayalimdeki aşk böyle değildi.. Seni her gördüğümde saniyeler yavaşlıyor evet dünyam karışıyor kalbim hızlanıyor ama ilk gördüğümde değil “her gördüğümde”..
 
  Aşk kapımı çalmadan giren komşum gibiymiş meğerse hep gelirmiş ama artık o benden biriymiş farketmemişim… Şimdi anladım ve her kapı tıkırtısını duyuyorum “tık..tık..tık..” her gün onlarca kez gelen tanıdık yine geldi.. Ama bu sefer farklı çünkü ben onu her gelişinde ilk gelişi gibi karşılıyorum .. Seni her gördüğümde ilk görüşte aşkı yaşıyorum..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Oysa Gittiğinde..

Yazan: Papatya Tuccari Tarih: Kas 30th, 2009 | Kategori:: Deneme

Sen…
 
   Senin kokun, benliğimi saran bir uyuşturucu gibiydi. En renkli, bahar çiçeklerinin kokusu vardı sende.En tatlı yaz meyvelerinin.. Seni öyle deli dolu sevmiştim, öyle renkli, öyle canlı.. Ve sabahları ciğerlerimi dolduran taze çimen kokusu, yağmura doymuş toprak.. İşte öyle doğal sevmiştim, öyle taze..
 
                                                         Oysa gittiğinde bir daha nefes alamamayı dilemiştim..
 
   Senin sesin, kainattaki en hoş melodiydi. Beethoven’ın -Violin Romance- ı kadar yumuşak, Farid Farjad’ın -Dejad Gity- si kadar hüzünlü ve Marquez Arturo -Danzon No.2- deki obua kadar dokunaklıydı. Senin kahkahalarında en canlı İspanyol parçalarını duyardım. Bir piyanistin fildişi tuşlara dokunması gibi bir ney üstadının üflemesi gibi.. Nasıl, bir neyin içine giren hava kor gibi çıkıyorsa kulaklarımdan giren sesinde öyle yakıyordu içimi. Kadife kaplı sesin..
 
                                                         Oysa gittiğinde bir daha hiçbir şeyi duyamamayı dilemiştim..
 
   Senin gözlerin, içine kelimelerimi sığdıramayacağım kadar dar ama içinde sonsuza kadar kaybolacağım kadar uçsuz bucaksız.. Kahverenginin en büyüleyici kıvamı.. Simsiyah bir sonsuzluktu gözlerinin ortası ve onu saran fındık kabuğu. Nasıl olabilirdi bu? Ama olmuştu işte. Sonsuzluk bir anda kendimden daha somut olmuştu. Gözlerine her baktığımda apaçık görebiliyorken sonsuzluğu, nasıl inanabilirdim onun soyut olduğuna?
 
                                                         Oysa gittiğinde bir daha hiçbir şeyi görememeyi dilemiştim..
 
Gittin. Gittin ve beni burada bıraktın. Üstelik farkında da değildin benden ayrıldığının..Beni gerçek manada hiç farketmemiştin..
 
       Hâlâ nefes alabiliyorum, duyuyorum en gereksiz sesleri dahi ve görüyorum en boş yüzleri.. Neden mi? Çünkü içimdeki umudu öldüremedim. Bekliyorum geleceksin. Geldiğinde kokunu alabilmem için nefese ihtiyacım olacak. Ruhumu şâd eden sesini duyabilmek için ve o enfes gözlerine bakabilmek için … yaşıyorum …
 
      Sen gittiğinde tüm saatleri durdurmuştum ve geldiğinde tekrar başlamaları için izin vereceğim. Hiç gitmemiş gibi ol diye..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Yine Geçip Gittin..

Yazan: Papatya Tuccari Tarih: Kas 29th, 2009 | Kategori:: Deneme

 Yine geçip gittin önümden.Rüzgarın yetti tüm aklımın uçup gitmesine ve ben asırlardır bunu bekliyormuşum gibi binbir coşkuyla izn verdim tüm varlığımın senden sebeb yaşıyormuşcasına sana koşmasına.Açık kumral saçlarına değip geçen hava kadar şanslı olabilmeyi diledi ruhumun herbir parçası.Aslında gitmeliydim yanına birbirinden tedirgin ama hızlı adımlarla.Tutup kolundan çevirmeliydim seni, tam da o anda, bakmalıydım milyonlarca kez keybolduğum ela gözlerine.
 
“Ah! Seni ne çok seviyorum bir bilsen” demeliydim.”Sana aşık olmak için kalbim bnden izin almadı.Sen gelince; aklımın, hafızamın, bilgimin, mantığımın, inancımın beni terketmesini ben söylemedim onlara.Ruhumun beni bırakmama sebebinin sadece ve sadece sen olduğunu her saniye hatırlatması benim elimde değildi.Ve kalbimin senin için attığını, vücudumun yanlızca ve yanlızca senin için nefes alıp verdiğini anladığımda artık çok geçti.Başka insanların ölüm anları için, doğdukları andan itibaren, geri sayan zaman, seni ilk gördüğümden beri yanlızca seni bir kez daha görebilmek için geri sayıyor.Ve diğerlerinin ecelini yaklaştıran her saniye beni sana yaklaştırıyor, biliyorum, diğerlerinin ömründen ömür çalan zaman benim ömrüme ömür katıyor çünkü inan bana yanlızca seni bir kez daha görebilmek için geri sayıyor.Ve seni gerçekten çok seviyorum..seviyorum..seviyorum..”
 
diyebilmeliydim sen mükemmel yüzünü daha da eşsizleştiren şaşkın ifadenle ve ruhumun derinlerinde biryerlere saplanan kirpiklerinin çevrelediğini ela gözlerinle bana bakarken.
 
Ve anlatmalıydım senin her geçişinde kalbime aniden giren ve bildiğim tüm acılardan daha çok acıtan o en çok sevdiğim hissi.”Sana aşık olmak” demeliydim “böyle bişey..” Biliyorum anlatamazdım seni ne çok sevdiğimi ama denemeliydim..
 
Yüzünün her ayrıntısına nasıl hayran olduğumu, küçük burnunun asaletini ve kırmızı dudaklarının ruhuma cehennem azabını hatırlattığını anlatmalıydım.Ellerini oynatırken parmaklarına, yürürken estirdiğin rüzgara, ayakta duruşuna, oturuşuna ayrı ayrı nasıl aşık olduğumu söylemeliydim.”Sana aşık olmak” demeliydim “böyle bişey..”……  
“Ve seni gerçekten çok seviyorum..seviyorum..seviyorum..”      İşte aşağı yukarı böyle yapmalıydım aslında.. Ama yapamadım, söyleyemedim. Sen yine geçip gittin önümden..

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok