yiğidi öldür hakkını yeme
ya da ye…….sen haramdan ne anlarsın ki
!!!!!!!!!!
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
yiğidi öldür hakkını yeme
ya da ye…….sen haramdan ne anlarsın ki
!!!!!!!!!!
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
bir gurbet sabahı dokun avcuma
ellerin nabzımı dinlesin de git
ve hasret koymadan ilkin avcuma
yüreğim çehrende inlesin de git
yolun ufuk boyu dikenmiş olsun
gülleri solduysa diken de solsun
dert sende erisin sende kaybolsun
ve gurbet kıymetin anlasın da git
toprak olunacak unutma önce
çabalar nasipsiz kalmasın onca
bağrında tohumlar güle durunca
gözlerin gül diye kanasın da git
gül bitir, gül topla, gül kok beyzadem
gül diye çıkmışsın bu yola madem
diyorsan: “gül için bütün iradem”
mekanın gül bitmez çilesinde git
Rağbet: 8% [?]
ışık, gözlerinden sıza sıza yol
şefkat, ellerinde gonca gül olur
karanlığa kükrer: “kaybol ha kaybol!”
mazluma en güçlü, kadim dil olur
bir başına durur gerekse eğer
bir sözü bazen tüm cihana değer
muradı yaşatmak, yaşatmak meğer
susuz sinelere bir sebil olur
fidan fidan dokur baharı önce
çiçekler uğruna çabası onca
en büyük ödülü vefadır anca
ayrılık en acı, acı yol olur
Rağbet: 8% [?]
Hakkını ver ölümün, ölebilmek de hüner
Ölmeden ölmesini bilebilmek de hüner
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Çekirge ben sana sordum sen bana
Farkımız yok mu ki akıldan yana
Oldu mu kendin çal ve kendin oyna
Derdimiz etrafa duyuran nedir
Rağbet: 8% [?]
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
İnce siyah bir gölge taşan kubbelerinden
Hicran soluklamak mı sana düşen İstanbul
Mazin kırık bir heykel, oynamaz ya yerinden
Mızrak uçsuz, kılıç kör, yiğit yalan İstanbul
Susuyor, susuyorum dilimi düğümleyip
Bülbülüme kıydılar gülümü düğümleyip
Bir de sen tutma beni yolumu düğümleyip
Ayrılık bestesidir şimdi çalan İstanbul
Tutunacak dalımdın, kırıldın ya aniden
Söyle kuru ağaçlar yeşerir mi yeniden
Bir ömür böyle mahsun göreceksem seni ben
Sen ol tenden canımı söküp alan İstanbul
Aklım firara gebe, gün ağardı kaçarım
Şehzadeler gönlümü ilk çağardı kaçarım
Çemen kaçar, gül kaçar, ben de ardı kaçarım
Belki geriye kalan, tufan talan İstanbul
Ne hoştu beyzadeler yanık yürek gezerken
Ve baharlar çehreni çiçek çiçek bezerken
Nerde koptu ilk halka, neden soldun ya erken
Gönlüm hicran yumağı, bağrım nalan İstanbul
Belki sükuta vurup dudağımda hicranı
Garip hıçkırıklarda bulmalıyım bu anı
Böyle bir yanı elem, böyle acı bir yanı
Tattığım ilk yıkım bu, ilk heyelan İstanbul
Ufak, küçük, küçücük bir umut ya beklenen
Garip, yetim bir hayal uçucuna eklenen
Ve yürekler bir serab ardınca sürüklenen
Söyle olmaz iklimde neydi olan İstanbul
Leyla mı mecnununa getirildi bu vakit
Kaktüs dikip goncagül bitirildi bu vakit
Ya sineler kevsere batırıldı bu vakit
Ya yeniden belirdi fetih bir an İstanbul
Kıtaların ilk harflerinden İstanbul çıkıyor. sadece bilgi vermek istedim
Rağbet: 8% [?]