Yazan: _elif Tarih: Oca 13th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Aşktan uzaksa insan her yarım kadar yarım
Her yalnız kadar hürdür kendi esaretinde
Gönül dengi bulunca der işte budur yarım
Tam olmaya hazırım Adem keffaretinde
…..Cemre düşer yüreğe canlanır ölü yüzler
…..Yaprak yaprak yeşerir çiçek donanır güzler
Ey beni kucağında sarmalayan kainat
Senin kadar büyük mü taşıdığım bu sevi
Neden sığmaz içime nedir taktığım kanat
Uçuruyor duygular yer mavi gökler mavi
…..Bir semazen huşûsu döner de döner dünya
…..Uzar mı mahşere dek bitimsiz zevkte rüya
Zirvede tüm umutlar meziyettir kusurlar
Çağlar da akar herşey mâna şelâlesinde
Ruhlar verâyı bulur güllenir bütün surlar
Vefâ ve sadâkatin yıkılmaz kalesinde
…..Silinir yavaş yavaş geriye doğru izler
…..Yaşanır güzellikler zaman gerçeği gizler
Her canlı kadar canlı ve de ölümlüdür aşk
Tâ ki idrâk edene kadar ölümsüzlüğü
Varlık terazisinde bölüm bölümlüdür aşk
Engellerle yıkılır bulamazsa düzlüğü
…..Neresindedir insan düşünür durur güya
…..Kaplar sessizce ruhu çözülmez malihulya
Kalpte solan her lâle bahaneler iklimi
Kim taşıyacak yükü kimdir her an değişen
Yitirir en çok seven artık akl-ı selimi
Tükenir yaz gelmeden sevda ekilen gülşen
…..Bir ömür adansa da çoğu bulamaz azlar
…..Ebede ertelenir yaşanası tüm hazlar
Rağbet: 24% [?]
Yazan: _elif Tarih: Oca 4th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Yenilgiyle biterken insanlığın sınavı
Yavaş yavaş çöküyor arzın üstüne duhan
Avcılar birbirine peşkeş çekerken avı
__Serçelerle yemlenip palazlanıyor şahan
__Neyin diyetidir ki ödüyor binlerce can
Toprak kana susamış, ağlayan göğe inat
Firarda tüm sırtlanlar, kurulan ağa inat
Krallar dilenirken başında tuğa inat
__Hangi Ömer’e yüktür mazlumların külfeti
__İzaha kelam yetmez, yaşanan bu âfeti
Teraziler kurulmuş gelmeden henüz mahşer
Hep ağır mı gelecek zulüm kilesinde şer
Surla bile uyanmaz gaflete düşmüş beşer
__Sarsıldıkça yeryüzü beşik sanıp uyuyor
__Uyudukça insanlık, zalim kana doyuyor
Erişmiyor dualar el açsak Tur dağından
Her biri kurban sanki İbrahim adağından
Vurulmuş bebelerin kanayan dudağından
__Bir çığlık ki gökleri şerha şerha yarıyor
__Bir çığlık ki kendini duyacak can arıyor
Tuttuğumuz çiçekler kor olur elimizde
Dikenlere dönüşür gülşenler yolumuzda
Âkifçe bir sitemin tekrarı dilimizde
__Ancak seninle mümkün insanlığın felâhı
__Sendedir sonsuz kudret, yetiş Adl-i İlâhi
Rağbet: 16% [?]
Yazan: _elif Tarih: Oca 1st, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Halifesi Rahman’ın varlığı O’ndan nefes
Eşref-i mahlukat ki nasıl dönüşür dûn’a
İhanet ipleriyle örür kendine kafes
Elif olmakken maksat, rağbet yine de ‘şın’a
Damarımızda saklı, taşla dolmasın Mina
Gök kırgın deniz hırçın gökkuşağında isyan
Bütün renkler mi kirli, beyaz üstünde kara
Umar olur zannında kendi kendini nisyan
Eyyüp sabrı yetersiz, zira ruhlarda yara
Görüş alanında sis, ama yelkenler fora
Hissiyat yanardöner riya zirveden mağrur
Dıştan asude bahar, içimizde kasırga
Göz zahire odaklı, dil yalan ile fahûr
Menzil öteler ama ne rahvanız ne yorga
Bülbüllüğe soyunmuş çatlak sesiyle karga
Hep aynıyı görmekten yorgun artık tekerrür
Hep gürültüye yenik son sahnesinde arya
Hayata aksetmeden beyne mahkum tefekkür
Soru üstüne soru, cevabı yok, angarya
Benliğimizden firar, ceza müebbet parya
Acze mağlup değiliz insan olmaya naçâr
Yakışır mı kulluğa, kul önünde inhina
Hayır doğruda gizli, doğru gerçeğe düçâr
Hangi akîle kârdır şer üstüne ibtina
Muradı Hayy olana yok ölümden imtina
Kim nereden bilecek, ne uğruna çilekeş
İçimizde mi gizli, ulaşılmaz nirvana
Anlayınca bitecek ruhlardaki keşmekeş
Kimim ben, nedir varlık, nerede saklı mana
Ben bende olana dek, gölgemi sakla ayna
Rağbet: 47% [?]