Edebiyat Mevsimi Dört Mevsim Yaşanır » Blog Archive » ARAPÇA
Friday, September 10, 2010

ARAPÇA

03 Ağustos 2008

Edebiyat Mevsimi

Yazan: Edebiyat Mevsimi

Kategori: Edebiyat

Etiketler:

Prof. Dr. Musa YILDIZ ile ARAPÇA

Arapçanın dünya dilleri arasındaki yeri

Diller, yapı bakımından ve dil ailesi bakımından tasnif edilmektedir. Yapı bakımından diller tek heceli, çekimli ve eklemeli diller olarak üç kısma ayrılmaktadır. Arapça bu dillerden çekimli diller kısmına girmektedir. Dil ailesi bakımından da diller üç kısma ayrılmaktadır. Bunlar Hint-Avrupa, Hami-Sami ve Ural-Altay dilleridir. Arapça da bu dil ailelerinden Hami-Sami dil ailesine mensuptur. Bu Sami dilleri de kendi aralarında Doğu Sami Dilleri ve Batı Sami Dilleri olmak üzere iki kısma ayrılmaktadır. Batı Sami Dilleri de Güneybatı Sami Dilleri ve Kuzey Batı Sami Dilleri olmak üzere iki alt kısma ayrılmaktadır. Arapça da Güneybatı Sami Dilleri arasında yer almaktadır.

Günümüzde Arapçanın durumu

Arapça, 1975 yılında, Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından İngilizce ve Fransızca gibi ünlü dünya dilleri arasında uluslar arası bir dil olarak kabul edilmiştir. Hâlen Arapça, Arap Birliği Örgütüne üye 23 ülkede 350 milyona yakın bir nüfus tarafından konuşulan bir dildir. Ayrıca Arap olmayan Müslüman ülkelerde de 1 milyara yakın bir nüfus tarafından da kullanılmaktadır.

Arapçanın ülkemiz açısından önemi

Sınır komşularımızdan aramızda en uzun sınırlarımızın olduğu Irak ve Suriye iki Arap ülkesidir. Her iki ülke vatandaşlarıyla tarihî ve kültürel bağlarımız çok eskilere dayanmaktadır. Aynı coğrafya içinde yaşadığımız ve yaşamaya devam edeceğimiz bu ülkelerle her zaman iyi ilişkiler içinde olmamız açısından Arapça çok önemlidir. Öte yandan Arap Birliği Örgütüne üye 23 ülkenin çoğu bizimle aynı tarihi geçmişi paylaşmışlardır. Bu ülkelerin neredeyse hepsi Osmanlı devletinin dağılmasından sonra ortaya çıkmışlardır ve bu devletin yönetim alanında olan ülkelerdir. Bu açıdan söz konusu ülkelerle aramızdaki her türlü ilişkiyi geliştirmede Arapça köprü vazifesi görecektir. Bir başka yönden de Arapça, Kur’ân-ı Kerimin dili olması sebebiyle Müslüman ülkeler için çok önemli bir dildir. Ayrıca Peygamber (s.a.v.)’in hadisleri ile tefsir, fıkıh, kelam gibi temel İslam bilimlerinin ana kaynaklarının da Arapça olması bu önemi daha da artırmaktadır. Arap ülkeleriyle aramızdaki ticarî, siyasî ilişkiler de Arapçaya olan ilgiyi çoğaltmıştır. Ülkemizde Arapça öğrenmenin bir yararı da; kültürel bağlarımızın çok eskilere dayandığı Arap dünyasını ana dilinden takip edebilmek, dünyanın en sıcak bölgesini kendi medyasından okuyabilmek ve dinleyebilmektir.

Arapça eğitimi nasıl olmalı

Dil eğitiminin üç ayağı vardır. Bunlardan birincisi öğrenci, ikincisi öğretici ve üçüncüsü de öğretim materyalidir. Öncelikle amacını iyi belirlemiş, motivasyonu yüksek ve düzenli çalışma disiplinine sahip öğrenci olmalıdır. Öğretici de bu işi severek kendisine meslek edinmiş, alanında kendisini iyi yetiştirmiş ve pedagojik formasyona sahip olmalıdır. Kullanılacak öğretim materyali de modern dil öğretim metotlarına göre yazılmış ve Arapçanın konuşulmadığı bir ülkede dil öğretmek üzere hazırlanmış olmalıdır.

Arapça öğrenirken nasıl çalıştım?

Ben Arapça öğrenirken önce klâsik eğitim sistemiyle işe başladım. Samsun’da Mehmet Arslan GÜLŞEN hocadan -Allah kendisine sağlıklı uzun ömürler nasip eylesin- Emsile, Binâ, Maksûd gibi klâsik eserleri okudum. Sonra Gazi Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü, Arap Dili Eğitimi Anabilim Dalında modern Arapça eğitimi aldım. 1996 yılında da yaklaşık bir yıl süreyle Arapçanın konuşulduğu ortam olan Kahire’de eksiklerimi tamamlama imkanı buldum. Öğrencilik yıllarında okuldaki derslerle yetinmedim. Sürekli olarak kendimi geliştirmenin yollarını aradım. Ancak çalışırken her zaman sitemli ve düzenli bir şekilde çalıştım. Dil öğrenirken süreklilik ve kararlılık esastır. Çünkü dili bıraktığınızda onun sizi hemen bıraktığını görürsünüz. Bu açıdan dilbilgisi altyapısını yaptıktan sonra, her hafta en az yirmi sayfa Arapça metin okumalı ve yine haftada bir ya da iki kere en az iki saat süreyle Arapça televizyon kanallarını izlemelidir.

Ülkemizde Arapça öğretimiyle ilgili kaynaklar yeterli mi?

Bizim öğrencilik yıllarımız olan 1980′li yıllara göre Arapça öğreten kaynakların sayısı artmaktadır. Ancak bu yeterli değildir. Bu alanda gerek üniversitelerde ve gerekse İmam-Hatip Liselerinde görev yapan değerli hocalarımız tecrübelerini aktaracak eserler ortaya koymalıdırlar. Diğer dillerde olan kaynak çeşitliliğinin Arapça için de olması ülkemiz açısından çok önemlidir. Zira ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak hedefimizden ayrılmadan, bulunduğumuz coğrafyayı ve tarihî mirasımızı da hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz diye düşünüyorum. Orta doğunun çok önemli bir parçası olduğu gerçeğini unutmamalıyız. Bu açıdan bulunduğumuz coğrafyada birlikteliği sağlamak amacıyla Arapçaya gereken önemi vermeliyiz. Bu konuda Mevlana’nın şu sözü bize ışık tutacak niteliktedir: “Bir dil ile konuşmak bir çeşit bağlılıktır. Dilini bilmediğin insan senden ayrıktır.”

Prof. Dr. Musa YILDIZ

Hocamızın Eserlerinden Örnekler Sunulmuştur. Açıklamasını Görmek istediğiniz Eseri Tıklayınız.

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

www.kitapyurdu.com'dan satın al

Edebiyat Mevsimi: Ülkemizde Arapça Eğitiminin ve buna parelel olarak Arap ülkeleriyle ilişkilerimizin çok olumlu yönlerde gelişeceği inancındayız. Arap Dili’nin ülkemizde öğrenilmesi, öğretilmesi ve sevdirilmesi adına durmak bilmeden çalışan ve üreten Sayın Prof. Dr. Musa YILDIZ’a şükranlarımızı sunuyoruz.

ARAPÇA BÖLÜMÜNE DÖN

Rağbet: Derecelenmemiş [?]



Yorum Yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.