Adım Adım
|
Adım adım adımlarım hayatı,
Geçmiş kayıtlarda muallak ati, Yazılarla dolu alnımın çatı, Adımı atınca, kimim diyorum, Ne tasadüf ne de başkaca bir şey, Yadımda belirgin gibi izlerim, |
|
Sinan Karakaş |
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
|
Adım adım adımlarım hayatı,
Geçmiş kayıtlarda muallak ati, Yazılarla dolu alnımın çatı, Adımı atınca, kimim diyorum, Ne tasadüf ne de başkaca bir şey, Yadımda belirgin gibi izlerim, |
|
Sinan Karakaş |
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Sanırdım bir benim, böyle muzdarip,
Bir ben vurgun yemiş, kimsesiz garip,
Gönül savaşında, mağlup muharip,
Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,
Sihirler yaptırıp, karalamışlar,
Ayrılmamız için, muska yazmışlar,
İftiralar atıp, inandırmışlar,
Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,
Ağlasam yalvarsam, fayda verir mi,
Diz çöksem önüne, geri gelir mi,
Halimi görüp de, tekrar sever mi,
Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Adam ol Adem gibi, yaradanı unutma,
Şeytanın hilesi çok, akıllı ol da yutma,
Adaletin kefesi, hassas denge düzeni
Haklı olana karşı, haksız olanı tutma.
Sinan Karakaş
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Gittikten Sonra
Senden uzak kaldı Yemen elleri
Sahra çoban oldu gittikten sonra
Vâiz! Tez anlat tez, gayri halleri
Bize bir hâl oldu gittikten sonra
Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç
Tekrar gel ne olur, kucağını aç
Secdeden secdeye ağlaşır mirac
Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra
Her şeyde başkalık, gül dalında kan,
Sensizlik içinde mâna ve zaman
O günü özlüyor işte şu meydan
Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra
Seni hissedenler sessiz gülizâr
Sana söyleyecek sanki yüzüm var
Ey ebedî güzel ikliminde yâr
Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra
Zihinler bulanık, ifade boğuk
Mısralar sancı ye’s, heceler eğik
El açıp koşsam da soluklar soğuk
Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra
Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât!
Raks eder sokaklar iffete inat
Yangına müptela sensiz her hayat
Edep pâyimal oldu, gittikten sonra
Ümmet olabilmek âdemin şanı
Kölelik zapt etti bütün cihanı
Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı
Kul kula kul oldu, gittikten sonra
Muâsır medenî hep diri diri
Tabuta devrettik, mihrab tekbiri
İhlâsta cüceyiz, isyanda iri
Sekerât bol oldu, gittikten sonra
Faran yamaçları sabâ bezenmiş
Yer göğe kasveti terk edip sinmiş
Dağın uğultusu vadiye inmiş
Dünya sefil oldu, gittikten sonra
Cehâlet düzine belâdan belâ
Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ
Paslanmış düşünce sürüyor halâ
Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra
Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum
Bütün benliğimle coştum yalvardım
Yılları yıllara ekleyip durdum
Yok, meçhul oldu, gittikten sonra
Şu renksiz vakitler hep seni arar
Ürperten dehşetli sahneler kalkar
Gazze’de Keşmir’de kan gözyaşı var
İdamlık yol oldu, gittikten sonra
Göçmen kuşlar gibi sıralanırım
Aklıma düşünce paralanırım
Hüznünü duyunca yaralanırım
Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra
Senli tepelerde aradığım kent
Sensizlik ötesi bir acı kement
Bir kerecik daha n’olur teşrif et
Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra
Derin bir tahayyül meftunu yakar
Seni anlatamam acizim ben yâr
Hoş yürek sesleri belki de efkâr,
Ney hasbihal oldu gittikten sonra
Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın
Mekke’de Uhud’ta, Sîna’da varsın
Revâha’nın hüznü beni de sarsın
Hissiyat lal oldu gittikten sonra
His arzuhâl oldu, gittikten sonra…
22.10.09 Bursa
Ömer Ekinci Micingirt
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
| Vuslat Göründü |
| İçimde bir başka derin sevinç var Şükürle bezeyim hemen ben bunu Onun kulağına üfülde rüzgâr Benimle birlikte sonsuz sükûnuSüzülüp dolaşır kim bilir nerde Belki de hissetti her an gün boyu Kuğu gibi gelip ifşa ederde Mısralar arası saran tutkuyu Ömürdür gözleri tenha karası Rüyaya dökülmüş şimdilik usu Mihraptan kayıyor şiire vurmuş 20.10.09 Bursa |
| Ömer Ekinci MİCİNGİRT |
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Kilolar başını alıp gidince
Karar verdim hemen sıkı diyete
Bütün herkes görsün beni pek ince
Elveda mangalda artık bol eteFilinta gibiyim “inta”sız ancak
“Çapım çevrem kadar” geniş mutlaka
“Türk kası” erkekte elbet olacak
Ciddiyim tabi ki sanmayın şakaÜç kangal sucukla yirmi yumurta
Ne gider değil mi kahvaltı için
Dört demlik yanında elmalı turta
Buyurun sofraya biraz çay içinBeş yufka ekmeği sahanda çevir
Kızarsın güzelce tutsun kıvamı
Üstüne üç kilo çökelek devir
Elbette gelecek bunun devamıÖğlene daha çok ne yesem acep
Simide talim et Murat’ım vah vah
Ara şu fırını ne güne bu cep
Öğlen oldu artık acıktım eyvahSabahtan fırına vermeli güveç
On litre ayrana beş pide çok az
Kıymasız olanı yenilir mi geç
Almalı beş kasa üzümle kirazKuzu çevirme var daha menü de
Çorbalar pilavlar dolmalar gelsin
Aç kaldık bitirdik bugün günü de
Vazgeçtim diyetten elmalar gelsinAkşama ne yesek acaba derken
İkindi çayıyla yemeli börek
Yedinci tepsiyi iştahla yerken
Yutmalı yanında bir fırın çörekAkşam oldu hanım yemeğim hani
Bugün çok acıktım düştü şekerim
Baklava yok muydu ya da revani
Ceviz varsa getir üste ekerimHingal var demiştin soğutma şunu
Neden bu kadar az var mı gerisi
İki çuval yetmez bol koysan unu
Sen cimri değildin gönül perisiÜç kasa balıktan bu mu çıktı yav
Koy şunu kapıya kedilere ver
Şaka yaptım tamam tek derim miyav
Hamsi bu kaçar mı? Bulan yer de yerAcaba ne yapsam açlıktan öldüm
Dolabım tam takır evde bir şey yok
Hüzünle son kalan ekmeği böldüm
Açlıktan mideme nasıl vurdu şokDiyetle yaşanmaz anladım şükür
Kesmeli burada ölürüm yoksa
Yemez miyim kardeş kaldım ya özgür
İyi mi açlıktan nefesim koksaDüşmanlık yakışmaz kilonla barış
Uzadı bu şiir atıştır biraz
Hiç durmadan ye iç fillerle yarış
Bu nazım kendime atıştır birazMURAT CANBOLAT
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Hangi yüzle kapına gelip yüz süreceğim
Bu halimle huzura ben nasıl ereceğimAmellerim fiyasko nefis eksenli hepsi
Herkes benden muzdarip ruhum kirli bir tepsiEsir olup benliğe ilah gibi tapmışım
Şeytanın virüsünü bile bile kapmışımTul-u emel yılanı her gün bin kez sokuyor
“Kalbim temiz” yalanı lâşe olmuş kokuyorSiyahlaşmış riyayla meşin gibi suratım
Kandır her gün kendini vah zavallı Murat’ımOyun olmaz nefisle kalbin kalır hep isle
Kulak asma şeytana dostluk kurma habisleTövbe etmek çok mu zor günde yetmiş az gerek
Var nefsini ıslah et yoksa yutar engerekÖlüm herkese yakın ihtiyar genç dinlemez
Gönül gözü açılan ötelerde inlemezYürekten yönel Rabbe girmeden öze dabbe
Sinen dolsun pür nurla kubbe olmasın habbeNarla yanıp nurla yun demiştim bir zamanlar
Nura kanıp nurla yan felah bulsun gümânlarMuradına ermenin tek yolu aşktır bence
Onu bulmak harika ne huzurlu dönenceMurat CANBOLAT
Rağbet: Derecelenmemiş [?]