Ekim 2009 iin arsiv

Adım Adım

Yazan: snnkarakas Tarih: Eki 30th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Adım adım adımlarım hayatı,
Geçmiş kayıtlarda muallak ati,
Yazılarla dolu alnımın çatı,
Adımı atınca, kimim diyorum,

Ne tasadüf ne de başkaca bir şey,
Yazılanı yaşar, var olan birey,
Ölünce defterim okunacaktır,
Herşey apaçıktır, diyemem bu ney,

Yadımda belirgin gibi izlerim,
Düştüm düşeceğim, yorgun dizlerim,
Boynum bükük, gözlerim yaşla dolu,
Tek çıkışım rahmetini gözlerim.

 

Sinan Karakaş

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


MUHTACIM MUHTAÇ

Yazan: snnkarakas Tarih: Eki 24th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Sanırdım bir benim, böyle muzdarip,
Bir ben vurgun yemiş, kimsesiz garip,
Gönül savaşında, mağlup muharip,

Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,

Sihirler yaptırıp, karalamışlar,
Ayrılmamız için, muska yazmışlar,
İftiralar atıp, inandırmışlar,

Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,

Ağlasam yalvarsam, fayda verir mi,
Diz çöksem önüne, geri gelir mi,
Halimi görüp de, tekrar sever mi,

Ne olur gönlünün, kapısını aç,
Bu gün dünden daha, muhtacım muhtaç,

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Adem

Yazan: snnkarakas Tarih: Eki 23rd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Adam ol Adem gibi, yaradanı unutma,
Şeytanın hilesi çok, akıllı ol da yutma,
Adaletin kefesi, hassas denge düzeni
Haklı olana karşı, haksız olanı tutma.
 
Sinan Karakaş

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Kâinatın Efendisine

Yazan: Ömer Ekinci Micingirt Tarih: Eki 22nd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Gittikten Sonra

Senden uzak kaldı Yemen elleri
Sahra çoban oldu gittikten sonra
Vâiz! Tez anlat tez, gayri halleri
Bize bir hâl oldu gittikten sonra

Huşû duyulmuyor, aşk sana muhtaç
Tekrar gel ne olur, kucağını aç
Secdeden secdeye ağlaşır mirac
Dağ taş Bilâl oldu, gittikten sonra

Her şeyde başkalık, gül dalında kan,
Sensizlik içinde mâna ve zaman
O günü özlüyor işte şu meydan
Zaman ihlâl oldu, gittikten sonra

Seni hissedenler sessiz gülizâr
Sana söyleyecek sanki yüzüm var
Ey ebedî güzel ikliminde yâr
Hâl kıyl-ü kâl oldu, gittikten sonra

Zihinler bulanık, ifade boğuk
Mısralar sancı ye’s, heceler eğik
El açıp koşsam da soluklar soğuk
Duygu, aşk çöl oldu, gittikten sonra

Zevk sefa dâhilden göz kırpar heyhât!
Raks eder sokaklar iffete inat
Yangına müptela sensiz her hayat
Edep pâyimal oldu, gittikten sonra

Ümmet olabilmek âdemin şanı
Kölelik zapt etti bütün cihanı
Kulluğu kirlettti nefs-i zebânı
Kul kula kul oldu, gittikten sonra

Muâsır medenî hep diri diri
Tabuta devrettik, mihrab tekbiri
İhlâsta cüceyiz, isyanda iri
Sekerât bol oldu, gittikten sonra

Faran yamaçları sabâ bezenmiş
Yer göğe kasveti terk edip sinmiş
Dağın uğultusu vadiye inmiş
Dünya sefil oldu, gittikten sonra

Cehâlet düzine belâdan belâ
Çılgınlık taptaze her yer Kerbelâ
Paslanmış düşünce sürüyor halâ
Kaç ihtilâl oldu, gittikten sonra

Efendim gül yüzlüm hep hayâl kurdum
Bütün benliğimle coştum yalvardım
Yılları yıllara ekleyip durdum
Yok, meçhul oldu, gittikten sonra

Şu renksiz vakitler hep seni arar
Ürperten dehşetli sahneler kalkar
Gazze’de Keşmir’de kan gözyaşı var
İdamlık yol oldu, gittikten sonra

Göçmen kuşlar gibi sıralanırım
Aklıma düşünce paralanırım
Hüznünü duyunca yaralanırım
Gözyaşı zül oldu, gittikten sonra

Senli tepelerde aradığım kent
Sensizlik ötesi bir acı kement
Bir kerecik daha n’olur teşrif et
Yol izmihlâl oldu, gittikten sonra

Derin bir tahayyül meftunu yakar
Seni anlatamam acizim ben yâr
Hoş yürek sesleri belki de efkâr,
Ney hasbihal oldu gittikten sonra

Sen Nebîyyi Mürsel sen hep yaşarsın
Mekke’de Uhud’ta, Sîna’da varsın
Revâha’nın hüznü beni de sarsın
Hissiyat lal oldu gittikten sonra
His arzuhâl oldu, gittikten sonra…

22.10.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Vuslat Büründü

Yazan: Ömer Ekinci Micingirt Tarih: Eki 20th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz
Vuslat Göründü
 
İçimde bir başka derin sevinç var
Şükürle bezeyim hemen ben bunu
Onun kulağına üfülde rüzgâr
Benimle birlikte sonsuz sükûnuSüzülüp dolaşır kim bilir nerde
Belki de hissetti her an gün boyu
Kuğu gibi gelip ifşa ederde
Mısralar arası saran tutkuyu

Ömürdür gözleri tenha karası
Her hali masmavi ufuklara denk
Tıpkı su serpmekte damla arası
Bakışı sımsıkı suskun rengârenk

Rüyaya dökülmüş şimdilik usu
Işıktan bir güzel rüya haliyle
Her gece delinir serin uykusu
Ruhumu tırmalar zarif eliyle

Mihraptan kayıyor şiire vurmuş
Sözleri yemyeşil siteme döndü
Bir şeyler unutup aşka oturmuş
Nur yüzü silindi vuslat göründü

20.10.09 Bursa

 
 Ömer Ekinci MİCİNGİRT

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Diyetteyim

Yazan: Murat Tarih: Eki 18th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Kilolar başını alıp gidince
Karar verdim hemen sıkı diyete
Bütün herkes görsün beni pek ince
Elveda mangalda artık bol ete
Filinta gibiyim “inta”sız ancak
“Çapım çevrem kadar” geniş mutlaka
“Türk kası” erkekte elbet olacak
Ciddiyim tabi ki sanmayın şaka

Üç kangal sucukla yirmi yumurta
Ne gider değil mi kahvaltı için
Dört demlik yanında elmalı turta
Buyurun sofraya biraz çay için

Beş yufka ekmeği sahanda çevir
Kızarsın güzelce tutsun kıvamı
Üstüne üç kilo çökelek devir
Elbette gelecek bunun devamı

Öğlene daha çok ne yesem acep
Simide talim et Murat’ım vah vah
Ara şu fırını ne güne bu cep
Öğlen oldu artık acıktım eyvah

Sabahtan fırına vermeli güveç
On litre ayrana beş pide çok az
Kıymasız olanı yenilir mi geç
Almalı beş kasa üzümle kiraz

Kuzu çevirme var daha menü de
Çorbalar pilavlar dolmalar gelsin
Aç kaldık bitirdik bugün günü de
Vazgeçtim diyetten elmalar gelsin

Akşama ne yesek acaba derken
İkindi çayıyla yemeli börek
Yedinci tepsiyi iştahla yerken
Yutmalı yanında bir fırın çörek

Akşam oldu hanım yemeğim hani
Bugün çok acıktım düştü şekerim
Baklava yok muydu ya da revani
Ceviz varsa getir üste ekerim

Hingal var demiştin soğutma şunu
Neden bu kadar az var mı gerisi
İki çuval yetmez bol koysan unu
Sen cimri değildin gönül perisi

Üç kasa balıktan bu mu çıktı yav
Koy şunu kapıya kedilere ver
Şaka yaptım tamam tek derim miyav
Hamsi bu kaçar mı? Bulan yer de yer

Acaba ne yapsam açlıktan öldüm
Dolabım tam takır evde bir şey yok
Hüzünle son kalan ekmeği böldüm
Açlıktan mideme nasıl vurdu şok

Diyetle yaşanmaz anladım şükür
Kesmeli burada ölürüm yoksa
Yemez miyim kardeş kaldım ya özgür
İyi mi açlıktan nefesim koksa

Düşmanlık yakışmaz kilonla barış
Uzadı bu şiir atıştır biraz
Hiç durmadan ye iç fillerle yarış
Bu nazım kendime atıştır biraz

MURAT CANBOLAT

 

 

 

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Dönence

Yazan: Murat Tarih: Eki 15th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Dönence

Hangi yüzle kapına gelip yüz süreceğim
Bu halimle huzura ben nasıl ereceğim

Amellerim fiyasko nefis eksenli hepsi
Herkes benden muzdarip ruhum kirli bir tepsi

Esir olup benliğe ilah gibi tapmışım
Şeytanın virüsünü bile bile kapmışım

Tul-u emel yılanı her gün bin kez sokuyor
“Kalbim temiz” yalanı lâşe olmuş kokuyor

Siyahlaşmış riyayla meşin gibi suratım
Kandır her gün kendini vah zavallı Murat’ım

Oyun olmaz nefisle kalbin kalır hep isle
Kulak asma şeytana dostluk kurma habisle

Tövbe etmek çok mu zor günde yetmiş az gerek
Var nefsini ıslah et yoksa yutar engerek

Ölüm herkese yakın ihtiyar genç dinlemez
Gönül gözü açılan ötelerde inlemez

Yürekten yönel Rabbe girmeden öze dabbe
Sinen dolsun pür nurla kubbe olmasın habbe

Narla yanıp nurla yun demiştim bir zamanlar
Nura kanıp nurla yan felah bulsun gümânlar

Muradına ermenin tek yolu aşktır bence
Onu bulmak harika ne huzurlu dönence

Murat CANBOLAT

 

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok