Yazan: coskunarslan Tarih: Nis 30th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Aşk Çekimi
Bir aşk çekimine kapılıp sende.
Gizemli kapıyı araladın mı?
Yarının belirsiz gülmedin dünde.
Şu acı hayatı curaladın mı?
Yazılan mısralar aşkın eseri.
Yaprak yaprak güldür gönül defteri.
Yürekten süzülen şah beyitleri.
Satır satır yazıp karaladın mı?
Sevdan ateş olur çöker bağrına.
Taş duvarlar cevap vermez çağrına.
Sevgilim dediğin güzel uğruna.
Hasreti yıllarca kiraladın mı?
Acılar canına yettiği zaman,
Umudun tükenip bittiği zaman,
Aklının başından gittiği zaman.
Yumruk atıp göğü yaraladın mı?
Made ın Coşkun Arslan
Rağbet: 8% [?]
Yazan: Murat Tarih: Nis 30th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
İçimde derinleşir hüznün ateş kuyusu
Yakarken gözlerinin mavi soğuk alevi
Ruhumu saran gece hasretin en koyusu
Neyi inleten rüzgâr döner bende Mevlevi
Göğsümde yanardağım püskürürken nefreti
Güneş gibi kaynıyor sensizliğin hasreti
Kendi içimde böyle taşarım zaman zaman
Gurbetin girdabında özlemini çekerek
Göğün damı üstüme çökerken duman duman
Vurur hicranım yine firakını ekerek
Kan ağlarken bulutlar aktı benim gözlerim
Bir gün dolar mı çilem gece gündüz gözlerim
Gittiğin günden beri gözü yaşlı kalemin
Sil cennet gülüşünle gözyaşını yasemin
Asırlık çınar gibi yası onda âlemin
Goncalaşsın dudağın can suyuyla busemin
Beni bana bırakma gel artık gülsün yüzüm
Zemheri zeval bulsun ebedi ölsün güzüm
Murat CANBOLAT
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Yazan: akturk_emin Tarih: Nis 29th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Anlaşamadım
Dinleyin sözümü kavim kardeşler
Ben zalim gurbetle anlaşamadım
Nedir bu feleğin ettiği işler
Ben zalim gurbetle anlaşamadım
*
Sıladan ayrılmadım bile bile
Gün yüzü görmedim çekerim çile
Fakir kaldım muhtacım tatlı dile
Ben zalim gurbetle anlaşamadım
*
Gurbette sandım ki acılar geçer
Felek garip gördü bir beni seçer
Yokluk tırpan oldu, ömrümü biçer
Ben zalim gurbetle anlaşamadım
*
Emin’im gurbette genç ömrüm soldu
Aktı gözümün yaşı, sinem doldu
Sılanın yolları görünmez oldu
Ben zalim gurbetle anlaşamadım
03.04.2009
Emin AKTÜRK
Rağbet: 8% [?]
Yazan: snnkarakas Tarih: Nis 28th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
| Ayağımdan Kaymaktadır
Karlar yağmış saçlarıma, farkında mıyım?
Param parça şu dünyanın, çarkında mıyım?
Toprakların üstünde mi, altında mıyım?
Ben benden de habersizim, var mıdır bilen?
Ayağımdan kaymaktadır, bir bir merdiven.
Gündüz müdür, gece midir, bilemiyorum,
Bir adımın ötesini, göremiyorum,
Neler olmaktadır diye, soramıyorum,
Ben benden de habersizim, var mıdır bilen?
Ayağımdan kaymaktadır, bir bir merdiven.
Sözlerim var sarf ederim, isabet etmez,
Yüreğimle aklım neden, birlikte gitmez,
Nefis yalnışı görür de, yine diretmez,
Ben benden de habersizim, var mıdır bilen?
Ayağımdan kaymaktadır, bir bir merdiven.
|
| |
|
Sinan Karakaş
|
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Yazan: Murat Tarih: Nis 27th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
İçimde derinleşir hüznün ateş kuyusu
Yakarken gözlerinin mavi soğuk alevi
Ruhumu saran gece hasretin en koyusu
Neyi inleten rüzgâr döner bende Mevlevi
Yazinin tamamini oku →
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Yazan: snnkarakas Tarih: Nis 24th, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
| Cuma Namazı-2
Cuma günü elbette, mübarek olan bir gün,
Mümin olanlar için, olur bayramla düğün,
Allah hiç bir kimseye, vermesin asla sürgün,
Özgür olmayanlara, nasıl farz olsun Cuma,
Cuma kılmak istersen, kimseye köle olma,
Hayırla başlanmalı, Cuma gibi her güne,
Ders almanın dışında, bakılmamalı düne,
Asla yer vermemeli, müminler için kine,
Özgür olmayanlara, nasıl farz olsun Cuma,
Cuma kılmak istersen, kimseye köle olma,
Gizli cuma kılınmaz, ayan beyan olmalı,
Cuma kılınan yeri, herkes rahat bulmalı,
Endişelerden uzak, namazlar kılınmalı,
Özgür olmayanlara, nasıl farz olsun Cuma,
Cuma kılmak istersen, kimseye köle olma,
|
| |
|
Sinan Karakaş
|
Rağbet: Derecelenmemiş [?]
Yazan: Murat Tarih: Nis 23rd, 2009 | Kategori::
Şiirlerimiz
Üç kafadar arkadaş tilki eşek hain kurt
Dere tepe gezerler ormanlar ne güzel yurt
Tam ikindi üzeri ormanda gezerlerken
Hava birden kararır lakin vakit çok erken
Arkasından bir yağmur şiddetli mi şiddetli
Hava kızmış olmalı o sebepten hiddetli
Bir yere sığınmalı durulmaz bu yağmurda
Eğer gözün keserse yüz istersen çamurda
Kurt görür bir mağara on beş metre uzakta
Tir tir titrer üçü de fayda etmez kazakta
Tilki gerçi tedbirli yağmurluğu yanında
Uyanık tabiatlı kurnazlık var kanında
Mağaranın önünde eşek durur bir anda
Bura aslan ini der dolar o an tumanda
Buraya girmektense razıyım ıslanmaya
Sonu gelenler gibi başlıyor uslanmaya
Kapıdaki seslere uyanır aslan kral
Eşekten dost olur mu unutma altın kural
Nimet gelmiş ayağa aslan nasıl sevinir
Üç lezzette yan yana zavallılar dövünür
Aslan nazik bir sesle davet eder içeri
Hoş geldiniz dostlarım durmayın öyle geri
İçeriye girince korku dolar gözleri
Şok olurlar üçü de tutmaz olur dizleri
Butlar asılı boy boy burası mini orman
Menü geniş çeşit bol zeval gelmesin aman
Sanki kasap dükkânı in değil de mübarek
Tilki geride kalır böyle iyi diyerek
Nasıl buldunuz evi diye kükreyip sorar
Niyeti bozuk belli zaten bahane arar
Bura çok pis diyerek eşek burnunu tutar
Kurt tasdikler merkebi beraber hapı yutar
Hakaret sayar aslan eşeğin sözlerini
Kan bürür yavaş yavaş hışımlı gözlerini
Bir darbeyle yatırır eşekle ahmak kurdu
Tilki o an taş olur dua bilse okurdu
Aslan işi bitince kalkıp tilkiye sorar
Tilki kendine gelir cevaba kafa yorar
Aslanlar yatağından belli olur haşmetlûm
Payidar ol hünkârım benim aziz devletlûm
Tilki kırar kirişi aslan azleder onu
Tamam, oldu bu fasıl işte masalın sonu
Belli olur unutma aslanlar yatağından
Nerde olsa seçilir padişah otağından
Düzeni belli eder insan olan insanı
İş aynadır unutma adamı öyle tanı
Murat CANBOLAT
Rağbet: Derecelenmemiş [?]