Şubat 2009 iin arsiv

Beklerim

Yazan: yildiz Tarih: Şub 28th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Şiirin Slaytı İçin Tıklayınız

Saatleri saatlere ekler
Gecenin söküklerini diker
Kan rengi şarabımı içer
Dikip gözlerimi maviye
Vuslat saatini
Beklerim…

Özlem şarkılarını ezberler
Vuslat saatlerini düşler
Senli avuntularda gezer
Uzun kışlardan sonra
Güneş gibi ısıtmanı
Beklerim…

Ay paramparça olsa da
Yıldızlar birer birer düşse de
Gece dönüp dönüp bana gelse de
Yıldızları toplayıp tek tek bana
Ay’ı avuçlarında getirmeni
Beklerim….

Kuşlar dönse de yuvaya
Bu kent gri özlemler taşısa da
Yokluğunda esaretin altında olsa da evim
Ay karanlığı gözlerimde
Vuslat’a erme saatini
Beklerim ….

Rağbet: 8% [?]


Kurtlanmış Kuzular!

Yazan: Murat Tarih: Şub 25th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Kurt, kuzuya denk gelir; bir derenin yanında…
İkisi de susamış. karşılaşma anında.

Kurt üst taraftan ulur;su içtikçe kudurur
Hır çıkarmak amacı; kuzuyu paylar durur!

“Suyumu bulandırdın…” diye kuzuya çatar ;
Bin bir yalan dolanla , ona iftira atar .

“Su senden bana doğru, akarken bulanır mı?”
Kurt niyeti bozunca; emmi,dayı tanır mı?

Kurt, dişlerini sıkar. “Hakkımda …”diye hırlar
“İleri geri atmışsın, altı ay önce kadar…”

“Bu hayatta yoktum ki altı ay öncesinde ;
O, başkası muhakkak; ben değilim kesinde. “

O zaman der:” babandı.. “kurt,kuzuya abandı
Kuzu boşa çırpınır; kurt gövdeye dadandı

Kurt, gövdeden kemirir; nice çamlar devirir!
Yer, durmadan semirir; ne dümenler çevirir!

Murat CANBOLAT

Rağbet: 16% [?]


YA RABBİ

Yazan: snnkarakas Tarih: Şub 25th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz
Ya Rabbi

Çekmeye kalmadı gayrı mecalim, bu ne derttir Allahım,
Arzetmeye aciz kalmakta kâlim, bilirim günahkârım,
Günün doğmasına gebedir ahvalim, aydınlığa muhtacım,
Derman derdimin içindedir amma, arayıp durmaktayım.

Ya Rabbi sarsılmayan umudumuz, varlığınla ayakta,
Felahına muhtacız elbet her an, yüreğimiz yanmakta.

Baran baran çeşmi giryanım içre, damlalarım akmakta,
Yüreğimden çıkmakta olan avaz, asumanı yakmakta,
Matemlere bürünmüştür gökyüzü, çaresizce susmakta,
Umudunu kaybetmeyen müminler, Rabbine yalvarmakta.

Ya Rabbi sarsılmayan umudumuz, varlığınla ayakta,
Felahına muhtacız elbet her an, yüreğimiz yanmakta.

 

Sinan Karakaş

 

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


MED CEZİR

Yazan: yildiz Tarih: Şub 24th, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Nasıl bir kaos bu?

Şehrim yorgun, gecem yorgun, ben yorgun

Sense bitkin!

Örselenmiş arzuların

Her türlü bendini çökerterek

Öğretirken düş’lemeleri

Hadi sıkı tut yaşamı diye

Hayata püskürtürken sen beni

Söylememiştin sevdiğim bana

Mahrumiyetinin acısını

Özleminin sancısını…

Yokluğunun efkârını

Ve şimdi

Sensiz geçen her an!

Çiğerimi sızım sızım sızlatan

Görkemli bir hüzün bahçesi…

Yoksan yanımda

Mutluluk grevde coğrafyamda

Sloganlarım asi

Kavgam fevri

Yokluğunun melodisi

Hüzzam

Bense bitimsiz bir

Med cezir…

Yeşertir mi hasret bozkırlarını

Çağlayanlar gibi akan nehrim?

Varlığın devasal bir güç üzerimde

Sevdan uçsuz bucaksız okyanus yüreğimde

Bil ki mahremiyetimin

Sana teslimiyeti bu yüzden

_Yıldız_

30.01.2009

Rağbet: 8% [?]


AY TUTULDU YOKLUĞUNA

Yazan: yildiz Tarih: Şub 22nd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Özlem
Hükümdarlığını ilan etti
Yüreğimde…

Sensizliğin ürpertisinde
Özleme teslim oldu yürek…

Yokluğunun girdabına yuvarlandım
Ay tutuldu yokluğuna ufuk çizgisinde…

Efkarlandım için için gizlice
Mahrumiyetinden…

Ayın karanlık sisli yüzü
Üzerimde sinsice bıraktı izlerini …

Gamzesine sine sine
Hayat biçtiğim nefesim…

Gamzende biriken düş’lerden
Bir umut lazım şimdi bana…

Mağrur ve sessizce beklenen
Sabah yıldızı…

İlan etti hükümdarlığını yüreğimde
Özlemin …

Ay tutuldu yokluğuna…


_YıLDıZ_

Rağbet: 8% [?]


Candan Üfle

Yazan: Murat Tarih: Şub 22nd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Güllere bestelenen aşkı bülbüle okut
Hece hece kalbime doğarken sonsuz ışık
Asude çalan gece ruhumda derin sükût
Candan üfle ey özüm gönlüm neyle barışık

MURAT CANBOLAT

 

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


Tecrit Odası

Yazan: sadecegul Tarih: Şub 22nd, 2009 | Kategori:: Şiirlerimiz

Ben seni o bembeyaz hücrenin içinde tanıdım

Bir tecrit odası gibi

Dış dünyadan kopuk, korkuların içinde yitik

Kaç kez geçti içimden o perdeleri tamamen yırtıp atmak

O duvarları kırıp dökmek, eskiye dair ne varsa talan etmek

Seni hayata çekmek, almak, katmak…

İlk kez birinin yüzündeki çizgileri sevmedim

Karabasanlardı anlattıkları

Sol yanındaki boşluğu doldurmak istedim

Yüreğindeki bütün gizleri silmeliydim

Renklerimi getirdim sana can gibi

Umut dolu mavi, sıkıntılı sarı

Çılgın pembe, hüzünlü kahverengi

Bazen endişeli siyah, coşkulu kırmızı

Olduğum gibi geldim sana

Rengârenk boyayabilirdim o duvarları

Her şeyin izi silinebilirdi

Yitirmeseydim manolya kokulu dar sokaklara güvenimi

Göçmen sevdalardandı yüreğinden yüreğime akan

Kanatsız bir güvercin misali

Çatlak bir kadeh gibi içindekini sızdıran

Sahte kimlikli kişiliklerde saklı

Öldürdüğün, nereye gömüldüğünü kimsenin bilemediği

Kayıp mezarlar bırakmıştın ardında

Şimdi önüme saçma / Yitik bir çocuğun

Elinde sımsıkı sakladığı bir avuç çakıl taşı gibi

Faili meçhullerini…

2008

Rağbet: Derecelenmemiş [?]


  • Şair-Edip

    Get the Flash Player to see the slideshow.
  • çevrim içi

  • Ne Var Ne Yok