PENCERELER
Penceremden baktım da göremedim bir anlık
Yıldızlı gökyüzüyle ilerleyen gecede..
Sokaklar karanlıktı içim daha karanlık
Ah ederek kayboldum şu lanet bilmecede.
Kimseyi bulamadım çıkmazları aşarak
Karanlığı izleyen sanki yalnız ben varım.
Ellerimi uzatıp yıldıza ulaşarak
Bir deli yüreğim ki içimde canavarım.
İzledim ışık saçan küçük pencereleri
Kimi kapalı kimi açık kalmış perdeler.
Göz kırpan pencereyle canlanan geceleri
Şenlendiren insanlar acep şimdi nerdeler.
Bir kız nasip alıyor gözünden akan tuzdan
Diğer camda bir çocuk gülüyor tatlı tatlı.
Kadın destek buluyor yaslandığı omuzdan
Hayalden ata binmiş hem de bulut kanatlı.
Acılar uçsun diye kimi camını açmış
Kimi nara atıyor düştüğü sarhoşluktan.
Şu küçük haylaz çocuk yine okuldan kaçmış
Usanmamış belli ki bu tür başıboşluktan.
Bir ihtiyar yatıyor ölü gibi upuzun
Dudakları oynuyor sayar gibi zamanı.
Kim bilir daha yakın sizin son uykunuzun
Kanatlanıp uçacak gülümseten her anı.
Kim bilir ki kaç hasta bir sonsuzun yolcusu
Gece geçsin bekliyor görmek için sabahı.
Belki de sabah saklar önünde ona pusu
Göğsüne pençe atar dinlemeden eyvahı.
Daha nice öykü var penceremden gördüğüm
Bana ışık olurken gökyüzünde yıldızlar.
Bir ben miyim acıyan çözüldü bak kördüğüm
Şahit olan camların kalbi daha çok sızlar.
AFET KIRAT
Rağbet: Derecelenmemiş [?]